Hakkı Gökbel’in ‘PRENSLERİ’ Nerede?

Selçuk Üniversitesi;  11 Nisan 1975’te yürürlüğe giren ‘4 Üniversitenin Kurulması ile İlgili 1873 Sayılı Kanunla’ öngörülmüş ve bu kanuna istinaden kurulmuştur. 1976 –  1977 eğitim – öğretim yılında Fen Fakültesi ve Edebiyat Fakültesi olmak üzere 2 fakülte, 7 bölüm, 327 öğrenci ve 2 kadrolu öğretim üyesi ile faaliyete geçen ve 1982 yılına kadar kayda değer bir gelişme gösterememiştir. Bu gün bünyesinde;  21 fakülte, 6 enstitü, 6 yüksek okul, 22 meslek yüksek okulu, 1 devlet konservatuvarı bulunan Selçuk Üniversitesi; 3 bini aşkın öğretim elemanı, 5 bin idari kadrosu ve 70.000’i aşkın öğrencisi ile Türkiye’nin en büyük yüksek öğrenim ve eğitim kuruları arasında yer almaktadır.

2011 yılındaki Selçuk Üniversitesi rektörlük seçimi öncesinde yaşananları, kurumda çalışan tüm öğretim elemanları, idari kadrosu ve ilgili kamuoyu yakinen bilmektedir. 2009 yılında eski rektörün gözaltına alınması ile üniversite içinde ve Konya Kamuoyunda rektörlük süreci hızlanmıştır. Hakkı Gökbel’in Selçuk Üniversitesi rektörü olabilmesi ve desteklenmesine mukabil, o tarihlerde gözaltındaki bulunan rektörün, 6 aylık süresi dolmasına birkaç gün kala serbest bırakılması, pazarlıklarını da sürece dâhil olan herkesin malumudur. 2011 yılında rektörlük seçimlerinin akabinde, rektör adaylarından en fazla oyu alan Hakkı Gökbel rektör ve ikinci sırada oy alan ve bu gün halen rektör olan Mustafa Şahin hoca, rektör yardımcısı olarak atanmıştır.

selcuk-univ.1.jpg

Mustafa Şahin, 15 Temmuz sürecinden önce ve sonraki süreçte basın ve özel açıklamalarında,  FETÖ yapılanmasının merkez üssünün Konya ve Selçuk Üniversitesi olduğunu vurgulamıştı.  İhraç ettiği eski rektörün yanında 4 sene Rektör Yardımcılığı görevini yapmış ve gözlemleri ile de tüm üniversiteye hakim olmuştu. Benim gördüklerim, benim yaşadıklarım, kim kiminle oturdu, kim kiminle kalktı, kim hangi fiilin içinde oldu, hepsini biliyorum. Görevi devraldığım 6 aylık sürede geniş kapsamlı, çok detaylı araştırmalar yaptık. Akademisyeninden, taşeron işçisine kadar, kim nerede, ne iş yapmış? Hepsini çıkardım, hatta birçoğunu listeler halinde çantamda taşıyorum. Lüzumu halinde her an ortaya koyabilirim. Üniversitemizde 3 bin civarında akademisyen çalışıyor; Bu akademisyenlerin yaklaşık üçte birinin de FETÖ ile bağlantılı olduğunu düşünüyoruz. Gazetecilere yaptığı açıklamalarda, Ne diyor rektör Mustafa Şahin;   Yüksek öğrenim açısından paralel yapılanmanın merkez üslerinden birinin Konya ve Selçuk Üniversitesi olduğunu, 3 bin civarındaki akademisyeninden üçte birinin de FETÖ ile bağlantılı olduğunu; Rektör Şahin bu demeçleri verirken kendinden oldukça da emin görünüyordu.

konya-selcuk-universitesi1.jpg

Hakkı Gökbel hocanın rektörlük yaptığı süreçte, kendisine ve düşünce yapısına yakın olmayan, hiçbir akademisyen ve idari kadro terfi alamamıştır? Neden? Üniversitelerdeki uygulamalardan bildiğimiz kadarı ile Yard. Doç, Doçent ve Profesör kadrolarına atamalar yapılırken,  yetki tamamen rektörün inisiyatifindedir. Kendilerine ve düşünce yapılarına yakın olmayan hiçbir akademisyen zikrettiğimiz kadrolara atanamamış, kadro alamamış ve hatta soruşturmalarla sindirilmeye çalışılmıştır.  Günü dolan ve zikredilen kadroyu hak eden, kendilerine yakın olmayan hocalar sürekli olarak göz ardı edilmiş veya ertelenmiştir.  Bu süreçte hakları yenen veya yok sayılan mağdur durumda olan çok akademisyen hocamız da mevcuttur.

Dünya ve bölgemiz yeniden bir paylaşım ve yapılanma sürecine girdiği şu kritik dönemde, Selçuk Üniversitesindeki zikretmeye çalıştığımız çerçevede görevlerine halen devam etmekte olan kripto fakülte yöneticileri,  akademisyenler, idari kadro ve taşeron elemanlar neler yapmaktadır? 70 binin üzerinde öğrencisi bulunan ve toplamda 100 bin kişilik büyük bir aile olan Selçuk Üniversitesindeki kripto yöneticiler tarafından korunan kişiler,  Anayasa referandum sürecinde ‘Hayır’ çıkması için bulundukları makamın gücünden kaynaklı çalışmalar yapmakta mıdır? Öğrenci ve personel üzerinde mobbing vb. uygulamaları var mıdır?  Geçtiğimiz hafta sonu; Galatasaray Spor Kulübünün genel kurulundaki yaşananları da  yukarıda zikretmeye çalıştığım  çerçevede buradan hatırlatmak isterim.

Türkiye, ’Prens’ kavramı ile biliyorsunuz, rahmetli Özal ile tanıştı; Amerika’dan ithal, hiçbir tecrübe ve deneyime sahip olmayan, üst kademelere getirip yerleştirdiği yöneticilere verilen bir sıfattır. 2011 yılında seçimle ve pazarlıklar sonucu rektör olan Hakkı Gökbel hocanın rektörlük döneminde, birlikte çalıştığı ve her daim bir – beraber olduğu ‘Prensleri’ bu gün neredeler?  Halen; Dekan, dekan yardımcısı, bölüm başkanı ve yüksek okul müdürü vb. görevlerine devam edenler, bu görevlere yeni ve yeniden atanacak olan ‘Prensler’ var mıdır? Ülkemizin 17 /25 Aralık süreci,  diğer yaşadıklarımız ve özellikle de 15 Temmuz hiç yaşanmamış gibi ‘Prensler’ halen görevlerine devam etmekteler midir? Mustafa Şahin hocama sadece soruyorum.  Hocanın kendi açıklamaları çerçevesinde, 3 binin üzerinde akademisyeni bulunan ve bu rakamın 1000 adedinin de FETÖ bağlantılarını tespit ettiğini kendi açıklamalarında vurgulayan,  üniversiteden 109 civarında FETÖ’den görevden aldığı, geriye kalan,  yani 891 kişinin de ne olduğunu, halen fakülte yönetimi ve idari görevlerine devam etmekteler midir? Bir İletişimci ve gazeteci duyarlılığı çerçevesinde, Mustafa Şahin hocamın kendi açıklamaları muvacehesinde,  sadece ve sadece kamuoyunun dikkatleri ve gerçekleri de öğrenebilmesi, milletimizin birliği – beraberliği – kardeşliği,  16 Nisan Anayasa değişikliği, güçlü yürütme Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi referandum sürecinde, ülkemizin ve bölgemizin geleceği adına sadece soruyorum.

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.