MHP ve Lideri Devlet Bey Nereye Koşuyor?!

Türkiye Cumhuriyeti siyaset tarihi ve özellikle de 27 Mayıs darbesinden sonraki süreçte, MHP ve onun ekolünden gelmekte olan siyasi partinin ülkemizdeki siyaset ser-encamına kabaca bir baktığımızda, her daim zor dönemlerde bu hareket karşımıza çıkmaktadır. MHP ve bu ekolü temsil eden hareketin ülküsü ve hedefini,  halk olarak bazı dönemlerde anlamakta da zorluklar çektiğimiz olmuştur. MHP Lideri Devlet Bahçelinin partisinin liderliğine geçtiği tarihten itibaren, siyasi hareket sokaklarda hiçbir zaman olmamıştır. Devlet bey, sokak siyasetinin terk edilmesinde çok büyük başarılara da imza atmıştır. Devlet bey, maşeri vicdanda MHP camiası üzerindeki olumsuz algıyı da bir bir dağıtmıştır.  MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeliyi bu ve daha sayamadığımız başkaca başarıları ve ismi ile müsemma ‘DEVLET’ gibi duruşundan dolayı ne kadar tebrik etsek azdır diye düşünüyorum.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeliyi kamuoyu önünde, 1997 yılındaki partisinin liderlik yarışında ilk defa görüyoruz.  Devlet beyi, MHP camiasındaki dostlarımız Rahmetli Başbuğ Alpaslan Türkeş’in danışmanlığını yaptığı dönemden bil itibar tanıması ve bilmesi tabii ki doğaldır. MHP liderliği için başbuğun irtihalinden sonraki dönemde, kamuoyunda parlatılan tüm isimlere rağmen, delegenin büyük bir çoğunluğunun teveccühleri ile Devlet Bey ilk defa 1997 yılında MHP camiasının genel başkanı olmuş ve halen de liderliğe devam etmektedir. 1999 seçimlerinde Devlet Bey ve partisi MHP büyük bir başarı elde etmiştir.  Ülkemizin bir önceki siyasi dönemde yaşamış olduğu çok ağır siyasi, ekonomik ve sosyal krizler bu seçimde Devlet bey ve partisinin başarısında elbette ki katkısı olmuştur. MHP, aynı dönemde kurulması planlanan hükümetin vazgeçilmez bir üyesi ve anahtar partisi konumuna da gelmiştir.

Türkiye’nin siyasi ve ekonomi tarihi krizler ve inkıtalarla doludur. Yine ülkemizin yaşadığı ağır sosyal, ekonomik ve siyasi krizler; 2002 yılında Devlet bey Başbakan yardımcılığı makamında bulunduğu ve seçimlere de ‘on sekiz ay’ gibi bir zaman dilimi olmasına rağmen,  erken seçim çıkışı yapmıştır! Neden? Bu seçimde yeni kurulmuş olan AK Partinin önünü açmış, kendi partisi dâhil, iktidar ortağı olan ve Meclisteki tüm siyasi partiler de TBMM dışında kalmıştır. Bir parti lideri neden böyle bir çıkış yapar?!  AK Parti, 3 Kasım 2002 yılındaki erken seçim ile elde etmiş olduğu ve devamındaki tüm seçimlerdeki başarısı ile birlikte, on altı yıldır ülkemizi çok büyük bir siyasi ve ekonomik krizlere duçar olmadan istikrarlı bir şekilde yönetmektedir.  Bu siyasi hareket ile ülkemizde olmaz ve yapılamaz denilen çok büyük dönüşüm ve değişimler olmuş ve yapılmıştır. Bu dönemde, kalkınma hamlelerine çok büyük önem verilmiştir. Toplumda büyük bir oranda sosyal barış sağlanmıştır.  Ülkemiz, Dünya ile her alanda rekabet edebilen bir Türkiye konumuna gelmiştir. Tüm bu başarılarda, emeği geçen herkese teşekkür eder ve başarılar dilerim.

15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışmasının olduğu geceden itibaren MHP Lideri Devlet beyin duruşu, siyasi açıklamaları ve kamuoyunun taleplerini çok net okumasını, vatandaşlar olarak algılanmakta gerçekten zorluklar yaşanmaktadır. Neler oluyordu? Devlet bey ne yapıyordu? Devlet bey neyi ve neleri hedefliyordu? Sonraki süreçte, ortada hiçbir şey yokken Devlet beyin, Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi için acil ve ivedi olarak referanduma gidilmesi gerekir teklifine ne dersiniz? 16 Nisan referandumunda Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi vatandaşlarımız tarafından oy çokluğu ile onaylanmış ve kabul görmüştür. Devlet bey,  bu sistemin yürürlüğe gireceği tarih olan, 2019 seçimlerine ‘on sekiz ay’ gibi bir zaman dilimi olmasına rağmen, yine bir erken seçim için çıkışına ne demeli? Neler oluyordu? Devlet beyin ‘on sekiz ay’ konusunda bir takıntıları mı vardır?! Tabii ki olamaz!  Devlet ve Milletimiz yine bir büyük sıkıntı ile karşı karşıya kalıyor ve Devlet Bey öngörüsü ve siyasi dehası ile tedbir mi alıyordu? Bilemiyoruz! Siyaset tarihimiz bunları da yazacaktır! Devlet bey ismi ile müsemma olduğu şekilde, Devletimizin bekası ve Milletimizin de birliği için risk alıyor, milli ve yerli bir duruş sergiliyor, Devleti ve Milletine sahip çıkıyordu. Devlet bey aynı duruş ve çıkışları daha önceleri perde arkasından ve geri planda zaten yapıyordu. Şimdi ise aleni olarak ve artık gizlenme ihtiyacı hissetmeden DEVLET olarak yapıyor, kamuoyu tarafından anlaşılmayan sadece budur!

MHP lideri ve partisinin maruz kaldığı siyasi saldırı ve ayak oyunlarını bilmeyenimiz yoktur. Buradan bir kez daha tekrar etmekle moralimizi bozmak istemem! Devlet bey, Partisine karşı içeriden ve dışarından yapılan tüm saldırılara rağmen, kararlı ve dik durmuş, MHP kalesini küresel güçler ve taşeron, işbirlikçilere telim etmemiştir. Devlet bey ve ekibini, Tebrik eder ve Başarılar dilerim.  Partisinin içinden yeni bir siyasi oluşum çıkmış, güya partisi de oyları ve sevenleri ile birlikte ikiye bölünmüştü! Hakikat böyle mi? Gerçekten, Devlet bey ve partisinin oyları yok hükmünde ve yerlerde mi sürünüyordu? Realite böyle midir? Tüm siyasi araştırma şirketleri tarafından yapılamakta olan anketlere ne dersiniz? Yok, efendim MHP’nin Türkiye geneli oy oranı ‘’Yüzde 4 – 5’’ arasında bulunuyormuş! Yok, efendim, MHP ‘’CUMHUR İTTİFAKI’’ olmasa ‘’VEKİL’’ dahi çıkaramazmış! Yok, daha neler! Beyler aklınızı peynir ekmekle yemeyin! Aklınızı başınıza alın ve bir kez daha düşünün!  Karşınızda siyasi bir deha bulunmaktadır; İsmi de ‘DEVLET’ ile müsemma olan ‘DEVLETİNE âşık DEVLET Bey’ duruyor! Doğudaki Kürt kardeşlerimizden MHP oy alamaz diyenlere ve araştırma şirketlerinin rakamlarında Doğu bölgemizde yok hükmünde göstermeye çalıştıkları MHP’de neler oluyor?  Peki, son günlerdeki Doğudaki Aşiret liderleri ve Kürt kardeşlerimiz tarafından yapılan açıklamalar ve MHP’ye de toplu haldeki katılımlarını nereye koyacak ve nasıl izah edeceksiniz? Hangi araştırmaya ve siyasi ankete dâhil edeceksiniz? Peki, Devlet Bey, 24 Haziran seçimleri öncesinde MHP’nin meydan mitingleri değil de beş çok önemli ilimizde (  SİVAS, KAYSERİ, KONYA, BURSA ve İZMİR ) bölge toplantısı yapması ve buralara da otuz ilden katılımcıların gelecek olmasını hangi siyasi literatüre koyacak, nasıl izah edecek ve hangi zaviyeden okumalıyız? Bölge toplantısı yapılacak olan bu ‘BEŞ İL’ sıradan ve öylesine mi seçilmiştir? Bu beş ilin kadim medeniyet tarihimizden gelen, bugüne ve geleceğe yönelik taşıdığı ‘ Maddi ve Manevi’ özellikleri nelerdir? Ehlince tabii ki tüm bunlar malumdur!  Beyler, bırakın bu ‘TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ ve ALGI OPERASYONLARINI!’ Karşımızda; Gelecek dönemin anahtarı olan, İki partili sisteminin olmaz ise olmazı, MERKEZ bir Parti konumuna doğru ilerlemekte ve yükselmekte olan, ‘Demokrat – Milliyetçi – Muhafazakâr’ bir ‘MHP ve LİDERİ DEVLET BAHÇELİ’ bulunmaktadır!

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.