Uluslararası Sistem de; Sert – Yumuşak ve Akıllı GÜÇ Operasyonları.

Uluslararası HUKUK ve KURAL tanımadan, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun eşi ile birlikte konutundan alınması, ülkenin yer altı ve yer üstü tüm kaynakları, küresel ve emperyalist güçler tarafından işletilecek olması, Uluslar arası sistemde, GÜÇ ve özellikle de SERT GÜÇ kavramını gündeme getirmiştir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi; ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan, Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Planı desteklemeyi kararlaştırmıştır!

ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan Gazze Barış Kurulu; Gazze’de güvenliğin sağlanmasından ve yeniden imarından sorumlu olacak!

ABD Başkanı Trump, İran’da devam eden gösteriler, özellikle İran Petrolünü, kim ya da kimlerin işletmesi gerektiği ve ticari konulardaki emri vaki taleplerini, Abraham Anlaşmalarını imzalaması gerektiği konularındaki BASKIYI hatırlatmak isterim.

Peki, Grönland adasında yaşananlara neler demeli? ABD Başkanı Trump, KIRK Haramiler gibi Grönland’ı bana verin diyor!

Peki, dünya genelinde, Hegemon VAR olan bir GÜÇ ile YÜKSELEN bir GÜÇ ve bölgesel güçlerin derdi nedir? İNSANLIK ve VİCDAN olabilir mi? Ya da Ulusal ÇIKARLAR olabilir mi?

Peki, bu kadar, YIKIM – YOK etmek ve milyonlarca insan ÖLÜME Neden terk edilmektedir?

  • Uluslar arası sistem, GÜÇ üzerine bina edilmiştir; Sert – Yumuşak ve Akıllı GÜÇ olmak üzere.

Uluslararası sistem de; Hegemon var olan bir GÜÇ ile Yükselen bir GÜÇ arasında; SERT – YUMUŞAK ve AKILLI GÜÇ operasyonlarına şahit olmaktayız!

Son günlerde, Venezuela ve İran’da yaşananlarda olduğu gibi.

SERT GÜÇ – HARD POWER, KIRK HARAMİLER gibi askeri ve silahlı her türlü operasyonlarına şahit olmaktayız.

Yükselen GÜÇ, kazan – kazan ilkesi çerçevesinde, hem YUMUŞAK GÜÇ – SOFT POWER ve hem de SMART – AKILLI GÜÇ uygulamalarına şahit olmaktayız.

Uluslararası sistemde, Hegemon var olan bir GÜÇ ile Yükselen bir GÜÇ, ulusal ÇIKARLARI çerçevesinden sadece YÖNTEM farklılığı bulunmaktadır! Her yiğidin bir Yoğurt yiyişi olduğu gibi!

Dış politikada, ülkeler için var olmak, ulusal ve ekonomi güvenliği, itibar ve prestij, tüm bunların geneli olarak da ulusal çıkara sahip olabilmek için gereken şey, kabaca güçtür.

  • Güç; kapasite, etki, amaç ve amaca ulaşmada ki bir araçtır. Güç caydırıcılık veya bağ oluşturma gibi amaçlar doğrultusunda kullanılabilir.

Kullanım şekli ne olursa olsun amaç; karşı ülke yönetimi ve halkının davranışlarında istenilen yönde değişiklik yapmaktır. Askeri güç kullanmak ve ekonomik yaptırımlarda bulunmak gibi.

Dış politikada etkin olarak kullanılan gücü, kullanım şekline göre; yumuşak güç – soft power, sert güç – hard power ve akıllı güç – smart power, olarak sınıflandırabiliriz.

  • Yumuşak Güç – Soft Power; Günümüz uluslararası ilişkiler literatüründe, sıkça kullanılan kavram haline gelmiştir.

Yumuşak güç, bir ülkenin dünya siyasetinde istediği sonuçlara ve onun değerlerine hayran olan, onu örnek alan ve refah seviyesine, fırsatlarına özenen ülkelerin kendisini izlemesi ile ulaşmasıdır.

Yumuşak gücün en önemli unsurlarından biri kamu diplomasisidir. Bir devletin başka bir ulus halkı ve aydınlarını, ulusun politikalarını, kendi avantajına döndürmek amacı ile etkilemeye çalışmasıdır.

Bu noktada ülkemizde ki küresel işbirlikçi ve ekol temsilcisi bazı basın medya organları ve STK’ları da dikkatlerinize sunarım.

  • Sert Güç – Hard Power; Soğuk Savaş döneminde yaygın olarak görülen, bir ülkenin ulusal gücü denilince akla gelen, ekonomik ve askeri kapasitesidir.

Ülke güvenliğinin temel dayanağı, Ekonomi Güvenliği ve Silahlı Kuvvetler oluşturmaktadır.

Peki, Ekonomik saldırıları nereye koyabiliriz?

Askeri ve ekonomik güç unsurlarının hedef alınan ülkeyi zorla ikna etme ve caydırma gibi amaçlar ile, sert gücün kullanılması anlamına gelmektedir.

  • Akıllı Güç – Smart Power; Sert Güç ve Yumuşak Güç kavramlarının dış politikada birlikte kullanılması anlamına gelmektedir.

Akıllı Güç – Smart Power kavramı; ABD gücünün korunması ve hegemonyasının sürdürülebilmesi amacı ile araştırma yapan, Harvard Üniversitesi’nden Prof. Joseph Nye tarafından kullanılmıştır!

Stratejik hedef; ABD’nin küresel imparatorluğu ve hegemonya için alınması gereken önlem ve izlenmesi gereken stratejilerin tespit edilmesidir.

Akıllı güç, ne sert güç ve ne de yumuşak güçtür. Akıllı güç, sert ve yumuşak güçlerin birlikte maharetli bir şekilde, yani yeri geldiğinde sert güç ve yeri geldiğinde de yumuşak güç kullanılmasını içermektedir.

  • Devletler yumuşak güç uygulamasında; Dış Yardım, Kültürel ve Kamu Diplomasisi gibi yöntemlere başvurur. Dış Yardım, bir ülke veya uluslararası kuruluşun, bir başka ülkeye hibe veya tavizli kredi şeklinde aktardığı kaynaklar, olarak tanımlanabilir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti; Savunma Sanayi Başkanlığı bünyesinde; ALTAY Tankı – MİLGEM – TCG ANADOLU – KAAN – AKINCI İHA – HÜRKÜŞ – HİSAR Projeleri ve BAYKAR Teknoloji ile İHA savunma sanayi ve son olarak da KIZIL ELMA projeleri ile bölgesel ve uluslararası sistemde, YÜKSELEN bir GÜÇ olduğunu, bir kenara not edelim.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihin – kültürün – medeniyetin ve coğrafyanın yüklemiş olduğu sorumluluk gereği; TİKA, KIZILAY, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, AFAD ve YTB ( Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ) vb. kurum ve kuruluşlar ile uluslararası camiada, hem akıllı güç ve hem de yumuşak güç, uluslararası diplomasi faaliyetlerini, İNSANI YAŞAT ki DEVLET YAŞASIN, medeniyet ülküsü çerçevesinde, yürütmektedir.

Küresel iki EKOL ( FİLLER ) Tepinirken!

Güncel haberler arasındaki toz dumandan, küresel ve ulusal gelişmelerin arka planındaki kirli ve sinsi kurguyu, anlamakta ve yorumlamakta, sebepler ve sonuçlar arasında bağlantılar kurmakta zorlanıyoruz!

Basın ve medya, kontrollerinde olmasından duymamızı ve görmemizi istedikleri tüm haber ve görseli servis ettikleri için olabilir mi?

Dünya ve bölgemizde, küresel ve emperyalist güçlerin, kısa, orta ve uzun vadeli, kirli hesap ve çıkarları çerçevesinde, aksiyon geliştirmekte, ya geç kalıyoruz, ya da karar verirken hatalar yapabiliyoruz! Peki, Neden?

Dünyayı kontrol eden güçler böyle olmasını arzu ettikleri için olabilir mi?

İnsan beyni olaylar ve gelişmeler hakkında, bir kere karar verdiğinde, tekrardan araştırma – sorgulama ve düşünme melekesini kaybetmektedir!

Bizim gibi toplumlar, okumak ve araştırmak, derinlemesine düşünmek gibi bir yetisi olmadığından sunulan haberlere göre, kesin bir KANAAT ve İNANÇ oluşmaktadır!

Kesin bir kanat oluşunca, başkaca bir doğru var mıdır? Ya da sunulan haber ve görsel hakkında acaba vb. sorulara mahal kalmayacaktır!

Algı operasyonu olarak sunulan ve servis edilen haber ve görselin hedefi, kamuoyunda, kesin bir kanaat ve inanç oluşturmak! Düşünmeye, araştırmaya ve sorgulamaya mahal bırakmamak!

Dünya ve bölgemiz üzerinde oynanan yüz yıllık küresel kirli oyuna matuf gelişmeler hakkında karar vermeden önce araştırma yapmak zorundayız! Ne, Neden, Nasıl ve Niçin sorularına cevaplar aramalıyız!

Aksi halde bölge halkları olarak, BİR yüz yılı daha kaybederiz!

Yüz yıl önce, Osmanlı İmparatorluğunun hakim olduğu bölgelerdeki zenginlikleri ülkelerine taşımak adına, sanayi devriminden kaynaklı ihtiyaçları doğrultusunda, kirli bir oyun ve sinsi plan yapılmıştır!

Bugün de, başkaca, bir kirli plan ve sinsi hesaplar havada uçuşmaktadır!

Küresel iki EKOL ( FİLLER ) bölgemiz ve ülkemizde, işbirlikçileri üzerinden, resmen tepinmektedir! Maşa varken, ateşi neden ellerine alsınlar ki?

Küresel iki EKOL, bu topraklardaki; ETKİ ve GÜCÜ, BİR DÖNEM, biri ” IN” olurken, BAŞKA BİR DÖNEM DE, bir diğeri, ”OUT” olmak zorundadır!

Dünya Siyaseti ve Ekonomik Konjonktür, IN ve OUT olmak şartlarını belirlemektedir! Doğal olarak İÇ SİYASETİ ve EKONOMİ’Yİ de…

Bu İKİ EKOL ‘den birinde değilsek, ÇOBAN oluruz! Olan bitene sadece izleyici locasından bakarız! Ülke ve Hayatınız ile ilgili kararlar alınır, sadece izleriz!

Dünya, 1945 – 1989 arasında yaşanan SOĞUK SAVAŞ dönemlerinde olduğu gibi küresel iki EKOL arasında, yeniden parselleniyor ve şekil alıyor!

Dünyamızı parselleyen küresel ve emperyalist güçler, karşılarında ve paylaşım masasında, başka bir küresel ya da bölgesel gücü istemiyor!

Paylaşım masasında olmak için bağımsız politikalar geliştirmeye çalışan devletler, vekalet orduları üzerinden asimetrik savaş teknikleri ile engellenmeye, bertaraf edilmeye ve yıpratılmaya çalışılmaktadır!

İçeride devlet, millet ve tüm farklılıklarımızla birlikte devletin bekası ve milletin birliği adına, bir ve beraber olduğumuz müddetçe, küresel ve emperyalist güçler, bölgemizdeki kirli oyun ve sinsi planlarına erişemeyecekler!

Küresel iki EKOL arasında bu topraklardaki; BARIŞ – HUZUR ve KAMLKINMA adına, bazen DENGE politikası yürütülür!

Yaşadığımız; SOSYAL – SİYASİ ve EKONOMİK türbülansı, Küresel iki EKOL arasındaki; THE END – GAME OWER ve LOADİNG çerçevesinden okumak gerekir!

Dün paylaşımda anlaşan küresel ve emperyalist güçler, bugün hem paylaşım oranı ve hem de hegemonya zaviyesinden kavga etmektedir! Yani FİLLER hem TEPİNİYOR ve hem de TEPİŞİYOR!

Çimler eziliyor ya da insanlar ölüyor, toplumsal kaos ve ekonomiler sarsılıyor, ülkeler tarumar ediliyor mu, dediniz? Kimin umurunda ki?!

Küresel iki EKOL arasında ki HEGEMONYA savaşı; hem dünyayı, hem bölgeyi ve hem de ülkemizi, siyasi ve ekonomik olarak şekillendirecektir!

Siyasi Değişim ve akabinde restorasyon ile normalleşme süreci başlayacaktır!

  • ( Küresel iki EKOL; ABD ve Birleşik Krallık )