Bir Çoban ve Danışman Hikayesi!

Danışman; Belirli bir alanda ( hukuk, finans, yönetim, eğitim vb. ) uzmanlığı ve deneyimi olan, doğru kararlar alınması için yol gösteren, bilgi ve görüşüne başvurulan profesyonel kişi.


Danışman; karmaşık sorunları çözümlerine yardımcı olmak için rehberlik, analiz ve stratejik destek sağlar.


Danışman; İç danışman ( kurum içi ) veya dış danışman ( harici uzman ) olarak çalışabilir.


Kurum ve Kuruluşlar, özellikle de; BELEDİYELER -ÜNİVERSİTELER, Ticaret ve Sanayi ODALARI; Basın Danışmanlığı, İnsan Kaynakları Danışmanlığı, Finans ve Muhasebe Danışmanlığı, Yönetim Danışmanlığı, Üretim Danışmanlığı, Ar-Ge Danışmanlığı, Uluslararası İşlemler Danışmanlığı ve Pazarlama – Satış Danışmanlığı alanlarına ihtiyaç duymaktadır!


Danışman; Kurum stratejisi belirleme, Çalışma ortamında koordinasyonu sağlama, İş programını planlama, İş akışını ve kurumdaki alt sistemleri düzenleme, Verimliliği artırma, İş gelişimine katkı sağlayacak proje üretimine katkı sağlama, Çalışanların işe bağlılığını ve motivasyonlarını artırma, Fırsatları fark ederek bunlara yönelik çalışmalar yapma, Gelecekte ortaya çıkabilecek sorunları öngörme ve çözüm fikirleri üretme, Kurumun ihtiyaç ve hedeflerini belirleme, Çalışma alanını geliştirecek fikirler üretme ve Çalışanların ihtiyaç duyduğu eğitimleri belirleme ve gelişimlerine destek olmak gibi görevleri ya da sorumlulukları bulunmaktadır!

  • Bir Çoban, yol kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Yanına bir jeep yanaşmış.


Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı genç bir sürücü, aşağı inip çobana sormuş:


Kaç tane koyunun olduğunu bîlirsem bana onlardan bir tanesini verir misin?


Çoban; bir genç adama, bir de koyunlara bakmış, Tamam, diye cevap vermiş.

Genç adam arabasını parketmiş, telefonunu bilgisayanna bağlamış, bir NASA sitesine girmiş, GPS´ini kullanarak yeri taramış, bir data base ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosu açmış ve 150 sayfalık bir rapor hazırlamış.

Çobana dönmüş ve Tam olarak 1586 adet koyunun var, demiş.

Çoban; “Doğru ” diye cevap vermiş ve Bir Koyunumu alabilirsin, demiş!

Genç adam, hayvanı almış ve jeep´inin bagajına koymuş.

Bu defa, çoban, genç adama dönmüş ve ben de, senin İşinin ne olduğunu bilirsem, koyunumu geri verir misin, diye sormuş.

Genç Adam; Evet, neden olmasın, diye cevaplamış.

Çoban; Sen bir yönetim danışmanısın, demiş.

Genç adam; Nasıl oldu da bildin, diye sormuş.

Çoban; Çok basit, diye cevap vermiş,

  • Buraya çağrılmadan geldin, bu bir… ikincisi, benim zaten bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir hayvan aldın… Üçüncüsü, yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun, çünkü Koyun yerine, Çoban köpeğimi aldın!

Peki, Kurum ve Kuruluşlara, özellikle de; BELEDİYELER – ÜNİVERSİTELER, Ticaret ve Sanayi ODALARINA; DANIŞMAN olarak istihdam edilen ya da Danışmanlık ücreti ödenen kişilerin ne gibi bir özelliği, yeteneği, yetkinliği ve uzmanlığı bulunmaktadır?

Peki, Kurum ve Kuruluşlara, özellikle de; BELEDİYELER – ÜNİVERSİTELER, Ticaret ve Sanayi ODALARINA; bizden ve bize yakın mantalitesinde, KOYUN ile KÖPEĞİ dahi fark ve ayrım edemeyecek tipte; ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris, birilerinin oğlu – kızı – gelini – damadı – yeğeni ve sevgilisi, DANIŞMAN olarak istihdam edilmeye devam ediyor mu?

Peki, Kurum ve Kuruluşlar, özellikle de; BELEDİYELER – ÜNİVERSİTELER, Ticaret ve Sanayi ODALARI, mezkur tipler, DANIŞMAN kadrosu ile doldurulmaya ne zamana kadar devam edilecektir? DUR noktası olacak mı?


Peki, Kurum ve Kuruluşlara, özellikle de; BELEDİYELER -ÜNİVERSİTELER, Ticaret ve Sanayi ODALARINA; KOYUN ile KÖPEĞİ dahi fark ve ayrım edemeyecek tipte; ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris birilerinin oğlu – kızı – gelini – damadı – yeğeni ve sevgilisi, DANIŞMAN kadrosunda istihdam ediliyorsa, kurum ve ülke adına, NELER yapılabilir ya da NELER NELER üretebilir?


Peki, Kurum ve Kuruluşlara, özellikle de; BELEDİYELER -ÜNİVERSİTELER, Ticaret ve Sanayi ODALARINA; KOYUN ile KÖPEĞİ dahi fark ve ayrım edemeyecek tipte; ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris birilerinin oğlu – kızı – gelini – damadı – yeğeni ve sevgilisi DANIŞMAN kadrosunda istihdam ediliyorsa, Dünya ile nasıl REKABET edilebilir ve TÜRKİYE YÜZYILINI nasıl kurabiliriz?


Peki, Kurum ve Kuruluşlara, özellikle de; BELEDİYELER -ÜNİVERSİTELER, Ticaret ve Sanayi ODALARINA; bizden ve bize yakın mantalitesinde, KOYUN ile KÖPEĞİ dahi fark ve ayrım edemeyecek tipte; ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris, birilerinin oğlu – kızı – gelini – damadı – yeğeni ve sevgilisi, DANIŞMAN olarak istihdam edilmesinden kaynaklı, bir VEBAL ve SORUMLULUKLARI var mıdır?


Böyle bir durum ZALİMLİK ve ZULÜM olarak kabul edilebilir mi? Ya da VEBALİ var mıdır?


Peki, Allah, Zalimleri ve Zulmedenleri sever mi? Böyle bir durum, Gayretullaha dokunur mu?


Böyle bir durum, Gayretullaha dokunursa, kimlerin KIYAMETİ olacaktır?

Hadis-i şeriflerde; EHİL ve LİYAKATİ olmayana, İş ve görev tevdi edildiği, verildiği zaman, kıyameti bekleyiniz. Emanet zayi edildiğinde kıyametin kopmasını bekleyin, buyrulur.


Emanete riayet edilmez ve Görev Ehlinden ve Lİyakatliden başkasına verilirse, ilim; dine hizmet için değil de, para ve makam için öğrenilirse. Fasık ve ehil olmayanlar işbaşına getirilirse. Kötülüğünden korkup zalime hürmet edilirse, o zaman çeşitli bela ya da helake maruz kalınır.


Sonsuz Hikmet sahibi Yüce Allah, Nisa suresi 58. ayette; Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder! Allah size ne güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir, buyurmaktadır!

Konya’daki bir Üniversiteyi TOTALİTER ZİHNİYET mi Yönetiyor?

Totaliter zihniyet;  toplumu tamamen kontrol ve denetim altında tutan bir siyasi ideoloji veya hareket, olarak ifade edilmektedir.

Totaliter zihniyet;   insanların yaşamı üzerinde bütünsel bir kontrol ve denetime sahip olduğu siyasal bir sistem, olarak ifade edilmektedir.

Peki, Ülke geneli değil de, totaliter zihniyetli kişiler tarafından  işgal edilen   ya da atanmış oldukları kurumlar,  nasıl  ve ne şekilde yönetilecektir?

Totaliter zihniyetteki kişi, bir kurumun başına geçtiğinde, kurumda herkesi ve her şeyi, tamamen kontrol ve denetim altına almaya çalışacaktır! Kendisine danışılmadan kurumda KUŞ dahi uçamayacaktır.

Peki, böyle bir kurumda, kurumsal BARIŞ ve HUZUR ortamı olacak mı? Kurumsal BAŞARI gelecek mi?

Big Brother filmi ya da Biri Bizi Gözetliyor da olduğu gibi her şeyi ve herkesi, gözetlemeyi – denetlemeyi ve kontrol altına almayı hesap edecek, planlayacak ve ona göre, bir düzen ve bir sistem kuracaktır.

Üniversiteler; ülkenin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren, kaynak ve kadrosuyla bilim ve teknoloji üreten, araştırmaları teşvik eden, toplumsal gelişmelere öncülük yapan ve bilimsel yöntemlerle toplumsal  her meseleye çözüm arayan kurumlardır.

Üniversiteler; üretilen bilginin topluma yayılmasını sağlamaktır. Üniversiteler, devlet ve millet adına, araştırma ve geliştirme, bilim, uygulama ve kalkınma demektir.

Üniversite yönetimlerinin çevresini kuşatan, fitne – fesat ruhlu kişiler ve iletişimin ne olduğunu anlamayan ve bilmeyen bir güruh ile bir yere varılamayacağı!  

Üniversite Yönetimleri; KİN ve İNTİKAM ATEŞİ ile Yanıp Tutuşan kripto Tipler ile YOL Yürüyemeyeceği!

Peki, Konya’daki bir Üniversite Yönetimi, KİN ve İNTİKAM ATEŞİ ile yanıp tutuşanlardan kurtuldum derken, TOTALİTER zihniyetteki; tipler – kişiler ya da KRİPTO bir YAPI tarafından kuşatılmış olabilir mi?

Üniversite yönetimlerinin   özerk yapısı gereği, HAK – HUKUK – ADALET – EHLİYET – LİYAKAT – BİLİM ve Evrensel değerler öncelikleri ve rehberi olması gerektiği!

Bir Üniversiteye Rektör olmak; kanun, kural, nizam, yönetmelik, adalet, hukuk ve hesap verebilirlik olması gerektiği!

PART TİME / Yarı Zamanlı, REKTÖRLÜK yapılan bir Üniversite de; SORUNLAR – ve ZULÜMLER; HALININ altına süpürülmeye devam edeceği!

PART TİME / Yarı Zamanlı, REKTÖRLÜK yapılan bir Üniversite de; Yönetim, Fakültelerde, NELER olduğu ya da NELER döndüğünden BİHABER olacağı!

PART TİME / Yarı Zamanlı, REKTÖRLÜK yapılan bir Üniversite de; Fakülte yönetimleri; babasının ÇİFTLİĞİ ya da babalarından MİRAS gibi yönetmeye devam edeceği!

PART TİME / Yarı Zamanlı, REKTÖRLÜK yapılan bir Üniversite de; Fakülte ve Enstitü Yönetimleri, kurumda bir MAFYA düzeni kuracak, öğrenci ve diğer çalışanlara da, DEREBEYİ gibi davranacağı ile ilgili olarak köşe yazıları kaleme almıştım!

Konya’daki bir Üniversite ve Enstitü Yönetimi; Tez Jüri Savunma Komisyon üyeleri, Yüksek Lisans ve Doktora öğrencilerinin JÜRİ Savunma salonuna KAREKOD sistemli bir TAKİP sistemi koydukları veya koyacakları!

Konya’daki bir Üniversite ve Enstitü Yönetimi; Yüksek Lisans – Doktora  ve Lisans öğrencilerinin derslere katılıp katılmadıkları ve akademisyenlerin dersleri, akademiye uygun bir şekilde anlatıp anlatmadıklarını, sınıflarda KAMERALI takip sistemi konusunda, bir çalışma olduğu, üniversite camiasındaki akademisyenler arasında konuşulmaktadır!

Konya’daki bir Üniversite ve Enstitü Yönetimi; Yüksek Lisans ve Doktora öğrencilerinin, tez aşamasında, Bilim Dalı veya Ana Bilim Dalı Tarafından atanan, TEZ SAVUNMA Jürinin TEZİ onaylaması akabinde, Enstitü Yönetiminin yeni almış olduğu bir karar gereği; Bilim Dalı veya Ana Bilim Dalı yönetimine göndermiş oldukları yazının şu şekilde olduğu!

Bilim Dalı veya Ana Bilim Dalı Tarafından atanan, TEZ SAVUNMA JÜRİNİN  onaylamış olduğu yüksek lisans ve doktora TEZİ ile ilgili, Bilim Dalı veya Ana Bilim Dalının yeniden bir KOMİSYON kurması, yüksek lisans ve doktora  tezini de;  şekil – usul – atıf – makale ve kaynak vb. konularla ilgili olarak yeniden incelenmesi ve BEŞ  GÜN içinde, enstitü yönetimine, bir rapor halinde sunması gerektiği, üniversite camiasındaki akademisyenler arasında konuşulmaktadır!

Peki, Enstitü Yönetimi; Bilim Dalı veya Ana Bilim Dalı tarafından atanan, Yüksek Lisans ve Doktora TEZ SAVUNMA JÜRİ KOMİSYONU beğenmediği ya da YETERLİ görmediğinden, yeniden bir TEZ SAVUNMA JURİ KOMİSYONU kurulması önerisini, nasıl ve ne şekilde  okumak gerekir?

Peki, Yüksek Lisans ve Doktora TEZİ, yeniden Savunma JÜRİ Komisyonu atanma sistemi, Türkiye genelinde hangi üniversite de, uygulanmaktadır?

Peki, Konya’daki bir Üniversite Enstitü Yönetiminin, Yüksek Lisans ve Doktora TEZİ, yeniden Savunma JÜRİ Komisyonu atanma uygulamasından, YÖK ( Yüksek Öğretim Kurulu ) ve Yüksek Öğretim Kurulu Denetleme Kurulu Başkanlığının bilgisi, izni ve onayı dahilinde mi olmaktadır?

Peki, Yüksek Lisans ve Doktora TEZİ, yeniden Savunma JÜRİ Komisyonu atanma sistemi, Araştırma – Geliştirme ve Bilime, ne kadar katkısı ya da faydası olacaktır?

Peki, Yüksek Lisans ve Doktora TEZİ, yeniden Savunma JÜRİ Komisyon atanma sisteminin hedefi, akademisyenler arasında; öncelikle GÜVEN BUNALIMI ve KAOS – KAVGA – KARMAŞA ve KARGAŞAYA zemin hazırlamak için olabilir mi?

Peki, Yüksek Lisans ve Doktora TEZİ, yeniden Savunma JÜRİ Komisyon atanma sistemi, teamül noktasına gelecek olursa ve  yarın birisi de çıkar,  mevcut  Üniversite ya da Enstitü Yöneticilerinin, geçmiş tarihli, YÜKSEK LİSANS ve DOKTORA TEZİNİ aynı şekilde, yeniden bir TEZ SAVUNMA JURİ KOMİSYONU kurmak suretiyle,  incelemeye ve denetlemeye kalkar ise bu işin sonu nereye ve nerelere kadar varacaktır?

1 -) 29 Temmuz 2024 tarihli KÖŞE YAZIM; Üniversite Yönetimi; KİN ve İNTİKAM ATEŞİ ile Yanıp Tutuşan Tipler ile YOL Yürüyemez!


https://ahmetunver.com.tr/2024/07/29/kin-ve-intikam-atesi-ile-yanip-tutusan-tipler-ile-yol-yurunemez/

2 -) 4 Ağustos 2024 tarihli KÖŞE YAZIM; Bir Üniversiteye REKTÖR Olmak – 2 –


https://ahmetunver.com.tr/2024/08/04/bir-universiteye-rektor-olmak-2/

3 -) 24 Şubat 2025 tarihli KÖŞE YAZIM; PART TIME / Yarı Zamanlı, Rektörlük yapılan bir Üniversite’de, NELER OLUR?


https://ahmetunver.com.tr/2025/02/24/part-time-rektorluk-yapilan-bir-universitede-neler-olur/