Konya TEKNİK Üniversitesine, REKTÖR Atanması — 2 —

Konya Teknik Üniversitesi; 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan 7141 sayılı kanunun yedinci maddesi ve 2809 sayılı kanuna eklenen Ek Madde-179 ile kurulmuştur.

Kurucu Rektör, ikinci dönem bir kez daha ataması yapılmadığı için YEREL SİYASET – YEREL DİNAMİKLER ve YEREL bir SERMAYE grubunun BASKI ve girişimleri, KULİS ve LOBİ faaliyetleri çerçevesinde, Konyalı bir akademisyen, Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, 15 Eylül 2022 tarihinde, REKTÖR olarak atanmıştır.


15 Eylül 2026 tarihinde, Prof. Dr. Osman Nuri Çelik hoca, görev süresi dolacağı için ya yeniden ikinci dönem REKTÖR olarak atanabilir!


Ya da Üniversite – Ülke ve ŞEHİR adına, HEDEFLERİ – DERTLERİ ve İDEALİ olan özellikle de KAMPÜS İNŞAATINI başlatmak ve bitirmek konusunda gayretleri olacak, FİL DİŞİ KULEDEN SAHALARA inebilecek, GENÇ ve DİNAMİK bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Her seçim ve tercih bir vazgeçiştir! Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir Sermaye Grubuna, mezkur konularda, öncelikle Üniversite, ŞEHİR ve ÜLKE adına, büyük bir VEBAL ve SORUMLULUK yüklenmiş olduğunu da, hatırlatmak isterim!


Konya Teknik Üniversitesi, hem YÖNETİM ve hem de EĞİTİM – ÖĞRETİM faaliyetlerine, AVM’DEN dönüştürülme binada, ne zamana ve hangi tarihe kadar, devam edecektir?


Kuruluş sürecinden İKİ DÖNEM – SEKİZ YIL geçmiş olmasına rağmen, AVM’DEN dönüştürülme binada, YÖNETİM ve EĞİTİM – ÖĞRETİM faaliyetlerine devam eden, Konya Teknik Üniversitesine, kim ya da nasıl bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı?


Yüksek Öğretim Reform Politika belgesinde ki öneri ve hedefler, 2053 ve 2071 vizyon çerçevesinde; Konya TEKNİK Üniversitesine aday olmayı düşünen – planlayan – lobi ve kulis yapan rektör adayı akademisyenlere ve özellikle karar mercilerine etki edecek; YEREL SİYASET – YEREL DİNAMİKLER ve YEREL bir SERMAYE GRUBUNA sormak gerekir!


Karar mercilerine etki eden, yerel siyaset – yerel bir sermaye grubu – yerel dinamikler ve tüm etki ajanlarına; Kamu adına, gazetecilik yapan bir iletişim uzmanı olarak, Konya TEKNİK Üniversitesine, Nasıl bir REKTÖR ARIYORSUNUZ, diye soruyorum!


Öncelikle ve özellikle, Konya TEKNİK Üniversitesinin KAMPÜS İNŞAATINI, ACİL ve İVEDİ olarak başlatacak ve dört yıllık görev süresinde tamamlamak konusunda, gayreti – hedefi ve ideali olan bir Akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Selçuk Üniversitesi Kampüs alanında bulunan Fakülte – MYO ve AVM’DEN dönüştürülme binadaki EĞİTİM – ÖĞRETİM faaliyetleri ve Üniversite yönetim birimlerini, inşaatı tamamlanan, yeni kampüs alanına acil ve ivedi olarak taşımak konusunda, gayreti – hedefi ve vizyonu olan bir Akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; üniversite ve akademisyenler, ülkemizin geleceği öğrenciler, şehri ve ülkesine; fayda ve katma değer katmak ve üretebilmek adına; bir diyeceği, bir sözü, bir derdi, elle tutulur ve gözle görünür, uygulanabilir projeleri olan bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Makam ve MARKADAN GÜÇ alan değil, Makam ve MARKAYA GÜÇ Katabilecek bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Fakültedeki odası kadar ufku ve çapı olan değil, hem ülkesi ve hem de üniversite adına, ulusal ve Uluslararası vizyonu ve hedefleri olan bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir Sermaye Grubuna; VEFA ya da DİYET borcu olmayan bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir Sermaye Grubunun Emir Komuta zincirinde, tüm YATIRIM ve PROJE taleplerine onay vermeyecek bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Açık, şeffaf iletişim ve hesap verebilir katılımcı yönetim anlayışı sergileyen, durumsal yönetim anlayışı değil, kurumsal yönetim ve kurumsal aidiyeti önceleyen bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; farklı dinamikleri, çıkar – menfaat – iktidar – güç ve denge grupları olan kadim şehirde; toplum ve sivil toplum, sanayi ve üniversite arasında köprüler kurabilecek, Toplum – Sivil Toplum ve Sanayicilere de TEPEDEN Bakmayan, FİLDİŞİ KULESİNDEN Sahalara inebilecek bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Üniversiteler de, tüm akademik ve idari kadro, kurumsal yönetim ve kurumsal aidiyet çerçevesinde çalışır ve başarılı olur ise doğal olarak, REKTÖR ve ÜNİVERSİTE, BAŞARILI sayılacaktır.


Üniversiteler de; SONUÇ ve BAŞARIYI getiren şey; Sistem ve Süreçler değil, Bilgisayar ve Makineler değil, kurumlarda ki; İNSANLAR ve Onların DAVRANIŞLARIDIR.


YÖKAK Akreditasyonu, Yükseköğretim Kalite Kurulu ( YÖKAK ) Üniversitelerin eğitim -öğretim, araştırma ve yönetim kalitesinin ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunun belgelenmesi sürecidir.


YÖKAK Akreditasyonu verilen bir üniversite; eğitim ve öğretimden araştırmaya, toplumsal katkıdan idari süreçlere kadar tüm YÖNETİM ve ÖĞRETİM faaliyetlerinde ulusal ve uluslararası kalite standartlarını karşıladığı, tescillemiş olmaktadır.


YÖKAK Akreditasyonu, Yükseköğretim Kalite Kurulu ( YÖKAK ) Türkiye’de, 39 Üniversiteye bu belgeyi vermiştir.


Yükseköğretim Kalite Kurulu ( YÖKAK ) 2 – 5 yıl süre ile ” tam Akreditasyon ” – ” koşullu Akreditasyon ” – ” Akredite olmayan ” – ” Değerlendirme Aşamasında ” ve ” Akreditasyonu RED ” olmak üzere, beş aşamada, Akreditasyon belgesi vermektedir.


Yükseköğretim Kalite Kurulu ( YÖKAK ) tarafından verilen Akreditasyon belgesi, bir üniversitenin, Eğitim – Öğretim – Araştırma – Toplumsal Katkı ve idari yönetim süreçlerinde, ulusal ve uluslararası KALİTE Standartları karşıladığı, kurumun sürekli iyileştirme kültürüne sahip olduğunu göstermektedir.


Yükseköğretim Kalite Kurulu ( YÖKAK ) 2026 yılı Mart ayında yapılan ” Akreditasyon Belgesi ” toplantısında, Konya Teknik Üniversitesine; ” AKREDİTASYONU RED ” belgesi verdiğini de, hatırlatmak isterim!

1 -) 6 Temmuz 2024 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Teknik Üniversitesi, KAMPÜS İnşaatı NE Durumda?


https://ahmetunver.com.tr/2024/07/06/konya-teknik-universitesi-kampus-insaati-ne-durumda/

QS – Dünya’nın EN İYİ Üniversiteler Sıralaması – 2026 Sonuçları

QS – World University Rankings – 2026 sonuçları; dünya genelinde, 5.500’den fazla üniversite değerlendirilmektedir.

QS – World University Rankings – 2026 sonuçlarına göre, ilk 1.000 sıralamasına, dünya genelinde, 47 yeni üniversite girmiştir.

QS – World University Rankings kriterlerine göre, seksen farklı konuda öne çıkanlar; Mezun istihdamı, Fakülte Başına Atıf, Uluslararası Öğrenciler, Uluslararası Fakülte, İşletme Yüksek Lisans, Global MBA ve Konuma göre sıralaması.

QS – World University Rankings – 2026 sonuçlarında; İnovasyon, araştırma gücü ve sürdürülebilirlik kriterleri belirleyici olmuştur.

Dünyanın en saygın yükseköğretim kurumları, QS – Dünya Üniversiteleri Sıralaması – 2026 sonuçlarında; Akademik itibar, işveren görüşleri, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birlikleri vb. unsurlar öne çıkmaktadır.


QS – World University Rankings – 2026 sonuçlarına göre; Dünyanın en iyi 20 üniversitesi:

1 -) MASSACHUSETTS INSTİTUTE OF TECHNOLOGY (MIT) – Cambridge ( ABD )

MIT, 1861’de kurulan bir teknoloji devi. Mühendislik ve bilimde öncü, Nobel ödüllü mezunlarıyla ünlü. İnovasyon merkezli eğitimiyle girişimciler yetiştiriyor, Silikon Vadisi’nin temel taşlarından biri. Araştırma bütçesi milyar dolarları bulan kurum, geleceğin teknolojilerini belirliyor.

2 -) IMPERİAL COLLEGE LONDON – Londra ( İngiltere )

1907’de kurulan Imperial, bilim, tıp ve mühendislikte uzman. Kraliyet bağlantıları güçlü, uluslararası öğrenci oranı yüksek. Sürdürülebilirlik çalışmalarıyla fark yaratıyor. Küresel sorunlara çözüm odaklı yaklaşımıyla prestij kazanıyor.

3 -) STANFORD UNİVERSİTY – STANFORD ( ABD )

1885’te kurulan Stanford, Silikon Vadisi’nin merkezinde yer alıyor. Girişimcilik ve yenilikçilikte lider; Google, HP gibi devlerin doğduğu yer. Multidisipliner yapısıyla tanınan üniversite, Nobel ödüllü akademisyenleriyle bilim dünyasını değiştiriyor. Kampüsü yaratıcılığı teşvik ediyor.

4 -) UNİVERSİTY OF OXFORD – OXFORD ( İngiltere )

Ortaçağ kökenli Oxford, dünyanın en eski üniversitelerinden. Felsefe, edebiyat ve siyasette üstün; 120’den fazla Nobel mezunu var. Kolej sistemiyle bireysel eğitim sunuyor, liderler yetiştiriyor. Araştırma gücü küresel politikaları etkiliyor.

5 -) HARVARD UNİVERSİTY – Cambridge ( ABD )

1636’da kurulan Harvard, Ivy League’in öncüsü. Hukuk, tıp ve işletmede efsane; 160 Nobel ödüllü mezunuyla rekor sahibi. Küresel ağıyla fırsatlar sunuyor, disiplinlerarası yaklaşımla dünya sorunlarını çözüyor. Elit eğitimiyle biliniyor.

6 -) UNİVERSİTY OF CAMBRİDGE – Cambridge ( İngiltere )

1209’da kurulan Cambridge, bilim ve beşeri bilimlerde öncü. Newton ve Darwin’in okulu; 121 Nobel ödülüyle parlıyor. Araştırma odaklı yapısıyla inovasyon merkezi, uluslararası iş birlikleriyle geleceğin bilimini şekillendiriyor.

7 -) ETH ZURİCH Zürih ( İsviçre )

1855’te kurulan ETH, Avrupa’nın mühendislik ve doğa bilimleri lideri. Einstein’ın mezun olduğu kurum, sürdürülebilirlikte öncü. Yüksek uluslararası öğretim üyesi oranıyla küresel yetenekleri çekiyor, teknolojik yeniliklerle dünyayı dönüştürüyor.

8 -) UNİVERSİTY OF CALİFORNİA – Berkeley ( ABD )

1868’de kurulan Berkeley, kamu üniversiteleri arasında en iyisi. Serbest düşünce ve aktivizm kültürüyle tanınıyor, Nobel ödüllü çalışmalarıyla bilimde çığır açıyor. Çeşitliliğe önem veren eğitimi sosyal adaleti destekliyor.

9 -) UCL – UNİVERSİTY COLLEGE LONDON – Londra ( İngiltere )

1826’da kurulan UCL, İngiltere’nin ilk laik üniversitesi. Tıp ve sosyal bilimlerde güçlü; Bentham’ın mumyasını barındırmasıyla ilginç bir tarihe sahip. Uluslararası çeşitliliğiyle küresel bakış açısı sunuyor, araştırma etkisi yüksek.

10 -) NATİONAL UNİVERSİTY OF SİNGAPORE – NUS ( Singapur )

1905’te kurulan NUS, Asya’nın lideri. İşletme ve mühendislikte güçlü, yüksek teknoloji kampüsüyle inovasyon merkezi. Uluslararası ağıyla Asya-Pasifik köprüsü, sürdürülebilir kalkınma projeleriyle geleceğe hazırlanıyor.

11 -) THE UNİVERSİTY OF HONG KONG ( Hong Kong )

1911’de kurulan HKU, Asya’nın İngilizce eğitim öncüsü. Tıp ve hukukta üstün, Çin’in batıya açılan penceresi. Uluslararası öğrenci oranıyla kültürel zenginlik sunuyor, araştırma gücüyle bölgesel sorunlara çözüm üretiyor.

12 -) UNİVERSİTY OF NEW SOUTH WALES Sidney ( Avustralya )

1949’da kurulan UNSW, mühendislik ve yenilenebilir enerjide öncü. Güneş enerjisi çalışmalarıyla tanınıyor, girişimcilik programlarıyla startup’lar yetiştiriyor. Sürdürülebilirlik odaklı eğitimiyle çevre sorunlarına çözüm getiriyor.

13 -) UNİVERSİTY OF CHİCAGO – Chicago ( ABD )

1890’da kurulan Chicago, ekonomi ve fizikte Nobel merkezi. Serbest piyasa teorileriyle ünlü, disiplinlerarası yapısıyla sosyal bilimleri dönüştürüyor. Araştırma yoğunluğu küresel politikaları etkiliyor.

14 -) PEKİNG UNİVERSİTY Pekin ( Çin )

1898’de kurulan PKU, Çin’in Harvard’ı sayılıyor. Beşeri bilimler ve uluslararası ilişkilerde güçlü, parti liderlerini yetiştiriyor. Hızlı yükselişiyle Asya’nın bilim üssü, küresel iş birlikleriyle dikkat çekiyor.

15 -) UNİVERSİTY OF PENNSYLVANİA – Philadelphia ( ABD )

1740’ta kurulan Penn, Wharton İşletme Okulu ile ünlü. Tıp ve girişimcilikte lider, Ivy League üyesi. Multidisipliner eğitimiyle yeniliği teşvik ediyor, sürdürülebilirlik projeleriyle fark yaratıyor.

16 -) CORNELL UNİVERSİTY – Ithaca ( ABD )

1865’te kurulan Cornell, tarım ve veterinerlikte uzman. Ivy League’in en çeşitli üyesi, otel yönetimiyle biliniyor. Araştırma çiftlikleriyle uygulamalı eğitim sunuyor, küresel gıda sorunlarına çözüm üretiyor.

17 -) TSİNGHUA UNİVERSİTY – Pekin ( Çin )

1911’de kurulan Tsinghua, Çin’in mühendislik ve teknoloji lideri. Xi Jinping’in mezun olduğu kurum, yapay zeka çalışmalarında öncü. Uluslararası iş birlikleriyle Asya’nın teknoloji devi oluyor.

18 -) UNİVERSİTY OF MELBOURNE – Melbourne ( Avustralya )

1853’te kurulan Melbourne, Avustralya’nın en köklüsü. Tıp ve hukukta güçlü, kültürel çeşitliliğiyle tanınıyor. Araştırma odaklı yapısıyla iklim değişikliği gibi küresel sorunlara odaklanıyor.

19 -) THE UNİVERSİTY OF MELBOURNE – Melbourne ( Avustralya )

Melbourne, sanat ve beşeri bilimlerde de üstün, Nobel ödüllü mezunlarıyla öne çıkıyor. Sürdürülebilirlik çalışmalarıyla çevre bilincini yükseltiyor.

20 -)UNİVERSİTY OF SYDNEY Sidney ( Avustralya )

1850’de kurulan Sydney, mimari ve tıp fakülteleriyle ünlü. Gotik kampüsüyle dikkat çekiyor, uluslararası öğrenci oranı yüksek. Araştırma gücüyle Pasifik’in lideri, yenilikçi projelerle fark yaratıyor.

QS – World University Rankings – 2026 sonuçlarına göre, Türkiye’den 26 üniversite dünya listesine girmiştir.

QS – World University Rankings – 2026 sonuçlarına göre, Türkiye’den sıralamaya giren Üniversite yönetimleri ve tüm akademisyenleri tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.

QS – World University Rankings – 2026 sonuçlarına göre, Türkiye’den ilk 1000 sıralamaya giren Yüksek Öğretim Kurumları;

  • Orta Doğu Teknik Üniversitesi 269. sıra; Türkiye’nin en iyisi, ilk 300’de yer alıyor.
  • İstanbul Teknik Üniversitesi 298. sıra; Mühendislik ve teknolojide güçlü, ilk 300’e girdi.
  • Koç Üniversitesi: 323. sıra; Özel üniversiteler arasında lider, hızla yükseliyor.
  • Boğaziçi Üniversitesi: 371. sıra; İngilizce eğitim ve araştırma kalitesiyle köklü bir kurum.
  • Sabancı Üniversitesi: 404. sıra; Yenilikçi modeli ve disiplinler arası yaklaşımı ile öne çıkıyor.
  • Bilkent Üniversitesi: 415. sıra;– Araştırma odaklı yapısı ile ilk 500’e girenlerden.
  • Hacettepe Üniversitesi : 571. sırada, İstanbul Üniversitesi: 628. sırada, Ankara Üniversitesi: 697. sırada, Yıldız Teknik Üniversitesi: 736. sırada ve Gazi Üniversitesi.

Üniversiteler; ülkenin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren, kaynak ve kadrosuyla, bilim ve teknoloji üreten, araştırma ve geliştirmeyi teşvik eden, toplumsal gelişmelere öncülük yapan ve bilimsel yöntemlerle her meseleye çözüm arayan kurumlardır.

Üniversiteler; devlet ve millet adına, araştırma ve geliştirme, bilimsel faaliyetler ve teknoloji üretimi, uygulama ve kalkınma demektir.

Üniversiteler; bulundukları ülke, şehir ve bölgenin, sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkı sağlamak adına, araştırma – geliştirme ve bilimsel faaliyetlerin yürütüldüğü, kurumlardır.

Üniversite ve Akademinin üç temel işlevi; araştırma, öğretim ve üretilen bilginin toplumla paylaşılması olarak, ifade edebiliriz.

Peki, son yıllarda, Üniversiteler ve Akademi de; ARAŞTIRMA ve Üniversiteler de üretilen herhangi bir bilginin TOPLUM ve ÜLKE ile paylaşıldığına şahit olan var mıdır?

Peki, Araştırma ve Geliştirme, Bilimsel faaliyetler ve Teknoloji üretmesi gereken kurumlar olarak bildiğimiz üniversitelerde, devlet ve millet adına neler üretilmektedir?

Peki, QS – Dünya Üniversite Sıralaması – 2026 kriterlerine göre, Türkiye ve özellikle de Konya’daki Üniversiteler; İnovasyon, araştırma – geliştirme – bilimsel faaliyetler ve sürdürülebilirlik kriterlerinde ne durumdadır?

Peki, QS – Dünya Üniversite Sıralaması – 2026 kriterlerine göre, Türkiye ve özellikle de Konya’daki Üniversiteler; Dünyanın en saygın yükseköğretim kurumları kriterlerinden; Akademik itibar, işveren görüşleri, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birlikleri vb. konularda ne durumdadır?

Peki, QS – Dünya Üniversite Sıralaması – 2026 kriterlerine göre, Türkiye ve özellikle de Konya’daki Üniversiteler; marka ve okul itibarı, mezun istihdamı, fakülte başına atıf, İşletme Yüksek Lisans, Global MBA, fakülte öğrenci oranı, uluslararası fakülte, uluslararası öğrenci gösterge ve puan sıralaması vb. konularda ne durumdadır?

Peki, QS – Dünya Üniversite Sıralaması – 2026 kriterlerine göre, Türkiye ve özellikle de Konya’daki Üniversiteler; Akademik, işletme, okul ve marka itibarı nedir? Akademik itibar diye bir şey olur mu? Mezun istihdamı ne demektir? Üniversite ve Marka İtibarı ne demektir? Fakülte başına atıf ne demek oluyor? Araştırma – Geliştirme – Bilimsel Faaliyetler ve Teknoloji Üretmek ne demektir?

Araştırma – Geliştirme – Bilimsel Faaliyetler ve Teknoloji üretmeyen ülkeler, üreten ülkelerin KÖLESİ – UŞAĞI olmak durumunda kalacaktır!

Peki, Üniversiteler ve Akademi; Araştırma – Geliştirme – Bilimsel Faaliyetler ve Teknoloji üretmeyecek ise YÜKSEK LİSE konumundan kurtulabilir mi?

Türkiye ve özellikle de Konya’daki Üniversite yönetimleri ve akademisyenlerin, YÜKSEK LİSE konumunda, bulunmaktan dolayı bir şikayetleri var mıdır?

Ya da Türkiye ve özellikle de Konya’daki Üniversite yönetimleri ve akademisyenler, FİL DİŞİ kulelerde, hem dedikodu ve hem de BİLİM yerine FİLİM üretmeye devam etsinler mi?

Peki, Türkiye ve özellikle de Konya’daki Üniversite yönetimleri ve akademisyenlerin, YÜKSEK LİSE konumu ve KONFOR Alanından kaynaklı, birilerinin ehliyetsiz – liyakatsiz ve kifayetsiz muhteris; oğlu – kızı – gelini – damadı ve yeğenlerine, iş alanı oluşturmak ve istihdam etmek adına, bu kadar ÜNİVERSİTE açılmasına gerek var mıdır?

Konya’daki bir Üniversiteyi TOTALİTER ZİHNİYET mi Yönetiyor?

Totaliter zihniyet;  toplumu tamamen kontrol ve denetim altında tutan bir siyasi ideoloji veya hareket, olarak ifade edilmektedir.

Totaliter zihniyet;   insanların yaşamı üzerinde bütünsel bir kontrol ve denetime sahip olduğu siyasal bir sistem, olarak ifade edilmektedir.

Peki, Ülke geneli değil de, totaliter zihniyetli kişiler tarafından  işgal edilen   ya da atanmış oldukları kurumlar,  nasıl  ve ne şekilde yönetilecektir?

Totaliter zihniyetteki kişi, bir kurumun başına geçtiğinde, kurumda herkesi ve her şeyi, tamamen kontrol ve denetim altına almaya çalışacaktır! Kendisine danışılmadan kurumda KUŞ dahi uçamayacaktır.

Peki, böyle bir kurumda, kurumsal BARIŞ ve HUZUR ortamı olacak mı? Kurumsal BAŞARI gelecek mi?

Big Brother filmi ya da Biri Bizi Gözetliyor da olduğu gibi her şeyi ve herkesi, gözetlemeyi – denetlemeyi ve kontrol altına almayı hesap edecek, planlayacak ve ona göre, bir düzen ve bir sistem kuracaktır.

Üniversiteler; ülkenin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren, kaynak ve kadrosuyla bilim ve teknoloji üreten, araştırmaları teşvik eden, toplumsal gelişmelere öncülük yapan ve bilimsel yöntemlerle toplumsal  her meseleye çözüm arayan kurumlardır.

Üniversiteler; üretilen bilginin topluma yayılmasını sağlamaktır. Üniversiteler, devlet ve millet adına, araştırma ve geliştirme, bilim, uygulama ve kalkınma demektir.

Üniversite yönetimlerinin çevresini kuşatan, fitne – fesat ruhlu kişiler ve iletişimin ne olduğunu anlamayan ve bilmeyen bir güruh ile bir yere varılamayacağı!  

Üniversite Yönetimleri; KİN ve İNTİKAM ATEŞİ ile Yanıp Tutuşan kripto Tipler ile YOL Yürüyemeyeceği!

Peki, Konya’daki bir Üniversite Yönetimi, KİN ve İNTİKAM ATEŞİ ile yanıp tutuşanlardan kurtuldum derken, TOTALİTER zihniyetteki; tipler – kişiler ya da KRİPTO bir YAPI tarafından kuşatılmış olabilir mi?

Üniversite yönetimlerinin   özerk yapısı gereği, HAK – HUKUK – ADALET – EHLİYET – LİYAKAT – BİLİM ve Evrensel değerler öncelikleri ve rehberi olması gerektiği!

Bir Üniversiteye Rektör olmak; kanun, kural, nizam, yönetmelik, adalet, hukuk ve hesap verebilirlik olması gerektiği!

PART TİME / Yarı Zamanlı, REKTÖRLÜK yapılan bir Üniversite de; SORUNLAR – ve ZULÜMLER; HALININ altına süpürülmeye devam edeceği!

PART TİME / Yarı Zamanlı, REKTÖRLÜK yapılan bir Üniversite de; Yönetim, Fakültelerde, NELER olduğu ya da NELER döndüğünden BİHABER olacağı!

PART TİME / Yarı Zamanlı, REKTÖRLÜK yapılan bir Üniversite de; Fakülte yönetimleri; babasının ÇİFTLİĞİ ya da babalarından MİRAS gibi yönetmeye devam edeceği!

PART TİME / Yarı Zamanlı, REKTÖRLÜK yapılan bir Üniversite de; Fakülte ve Enstitü Yönetimleri, kurumda bir MAFYA düzeni kuracak, öğrenci ve diğer çalışanlara da, DEREBEYİ gibi davranacağı ile ilgili olarak köşe yazıları kaleme almıştım!

Konya’daki bir Üniversite ve Enstitü Yönetimi; Tez Jüri Savunma Komisyon üyeleri, Yüksek Lisans ve Doktora öğrencilerinin JÜRİ Savunma salonuna KAREKOD sistemli bir TAKİP sistemi koydukları veya koyacakları!

Konya’daki bir Üniversite ve Enstitü Yönetimi; Yüksek Lisans – Doktora  ve Lisans öğrencilerinin derslere katılıp katılmadıkları ve akademisyenlerin dersleri, akademiye uygun bir şekilde anlatıp anlatmadıklarını, sınıflarda KAMERALI takip sistemi konusunda, bir çalışma olduğu, üniversite camiasındaki akademisyenler arasında konuşulmaktadır!

Konya’daki bir Üniversite ve Enstitü Yönetimi; Yüksek Lisans ve Doktora öğrencilerinin, tez aşamasında, Bilim Dalı veya Ana Bilim Dalı Tarafından atanan, TEZ SAVUNMA Jürinin TEZİ onaylaması akabinde, Enstitü Yönetiminin yeni almış olduğu bir karar gereği; Bilim Dalı veya Ana Bilim Dalı yönetimine göndermiş oldukları yazının şu şekilde olduğu!

Bilim Dalı veya Ana Bilim Dalı Tarafından atanan, TEZ SAVUNMA JÜRİNİN  onaylamış olduğu yüksek lisans ve doktora TEZİ ile ilgili, Bilim Dalı veya Ana Bilim Dalının yeniden bir KOMİSYON kurması, yüksek lisans ve doktora  tezini de;  şekil – usul – atıf – makale ve kaynak vb. konularla ilgili olarak yeniden incelenmesi ve BEŞ  GÜN içinde, enstitü yönetimine, bir rapor halinde sunması gerektiği, üniversite camiasındaki akademisyenler arasında konuşulmaktadır!

Peki, Enstitü Yönetimi; Bilim Dalı veya Ana Bilim Dalı tarafından atanan, Yüksek Lisans ve Doktora TEZ SAVUNMA JÜRİ KOMİSYONU beğenmediği ya da YETERLİ görmediğinden, yeniden bir TEZ SAVUNMA JURİ KOMİSYONU kurulması önerisini, nasıl ve ne şekilde  okumak gerekir?

Peki, Yüksek Lisans ve Doktora TEZİ, yeniden Savunma JÜRİ Komisyonu atanma sistemi, Türkiye genelinde hangi üniversite de, uygulanmaktadır?

Peki, Konya’daki bir Üniversite Enstitü Yönetiminin, Yüksek Lisans ve Doktora TEZİ, yeniden Savunma JÜRİ Komisyonu atanma uygulamasından, YÖK ( Yüksek Öğretim Kurulu ) ve Yüksek Öğretim Kurulu Denetleme Kurulu Başkanlığının bilgisi, izni ve onayı dahilinde mi olmaktadır?

Peki, Yüksek Lisans ve Doktora TEZİ, yeniden Savunma JÜRİ Komisyonu atanma sistemi, Araştırma – Geliştirme ve Bilime, ne kadar katkısı ya da faydası olacaktır?

Peki, Yüksek Lisans ve Doktora TEZİ, yeniden Savunma JÜRİ Komisyon atanma sisteminin hedefi, akademisyenler arasında; öncelikle GÜVEN BUNALIMI ve KAOS – KAVGA – KARMAŞA ve KARGAŞAYA zemin hazırlamak için olabilir mi?

Peki, Yüksek Lisans ve Doktora TEZİ, yeniden Savunma JÜRİ Komisyon atanma sistemi, teamül noktasına gelecek olursa ve  yarın birisi de çıkar,  mevcut  Üniversite ya da Enstitü Yöneticilerinin, geçmiş tarihli, YÜKSEK LİSANS ve DOKTORA TEZİNİ aynı şekilde, yeniden bir TEZ SAVUNMA JURİ KOMİSYONU kurmak suretiyle,  incelemeye ve denetlemeye kalkar ise bu işin sonu nereye ve nerelere kadar varacaktır?

1 -) 29 Temmuz 2024 tarihli KÖŞE YAZIM; Üniversite Yönetimi; KİN ve İNTİKAM ATEŞİ ile Yanıp Tutuşan Tipler ile YOL Yürüyemez!


https://ahmetunver.com.tr/2024/07/29/kin-ve-intikam-atesi-ile-yanip-tutusan-tipler-ile-yol-yurunemez/

2 -) 4 Ağustos 2024 tarihli KÖŞE YAZIM; Bir Üniversiteye REKTÖR Olmak – 2 –


https://ahmetunver.com.tr/2024/08/04/bir-universiteye-rektor-olmak-2/

3 -) 24 Şubat 2025 tarihli KÖŞE YAZIM; PART TIME / Yarı Zamanlı, Rektörlük yapılan bir Üniversite’de, NELER OLUR?


https://ahmetunver.com.tr/2025/02/24/part-time-rektorluk-yapilan-bir-universitede-neler-olur/

Konya NECMETTİN ERBAKAN Üniversitesi REKTÖR Adayları!

Şehrimizde;  iki DEVLET Üniversitesinde, Eylül ve Ekim aylarında, ataması yapılacak yeni Rektörlük seçimine matuf;  derinden bir kulis, rekabet ve yarış bulunmaktadır! Öncelikle ve özellikle, medeni cesaret gösterip aday olacak akademisyenleri tebrik eder, başarılar dilerim!

Konya Teknik Üniversitesi, rektörlük seçimi ve adaylar ile ilgili bir sonraki yazının konusu olmak üzere, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, akademik camia ve siyasi çevrelerde, rektör adaylığı konusunda ki kulis bilgileri ve duyumları, kamuoyu ile paylaşmak isterim!

  • Konya Necmettin Erbakan Üniversitesinde, halen aktif rektörlük makamında bulunan, Cem Zorlu hoca kesin aday! Cem Hoca, siyasetten gelmenin vermiş olduğu tecrübe ile hem siyasi camia ve hem de Cumhurbaşkanlığı makamında ki, Ereğlili hemşerileri ve akrabalık ilişkileri maharetiyle, kulis çalışmalarını seri bir şekilde yürütmektedir!
  • Önceki yönetimde, rektör yardımcılığı görevinde bulunan ve halen Konya Sivil Toplum Platformu başkanlığını da deruhte eden, Önder Kutlu hocanın adı, yerel siyaset ve akademik camiada ki kulislerde konuşulmaktadır!
  • Yine önceki yönetimde, Genel sekreterlik ve dekanlık görevlerinde bulunan, halen aktif olarak rektör yardımcısı,  Konyalı Zekeriya Mızırak hocanın da ismi kulislerde geçmektedir!
  • Meram Tıp Fakültesi Dekanı Metin Doğan hoca da derinden kulis çalışmalarını yürütmektedir! Önder Kutlu ve Metin Doğan hocanın AK Örenli olduklarını da bir kenara not edelim!
  • Selçuk Üniversitesinde bir önceki yönetimde rektör yardımcısı olarak görev yapan ve halen Necmettin Erbakan Üniversitesi Göz polikliniğinde ki; Konyalı Mehmet Okka hocanın ismi de kulislerde konuşulmaktadır!
  • Önceki yönetimde Meram Tıp Fakültesi hastanesinde başarılı bir Başhekimlik dönemi ve halen Sağlık Bakanlığı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlük görevini aktif olarak yürütmekte olan, Karamanlı Ahmet Tekin hocanın ismi,  güçlü adaylar arasında, kulislerde konuşulmaktadır!
  • Konya İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç, aile çevresi ve siyasi kulislerde konuşulmaktadır! İkinci dönem İl Sağlık Müdürü olarak, atanmaması için yerelde ki bazı siyasi aktörler çok uğraşmasına rağmen, ataması gerçekleşmiştir!  Mehmet Koç müdürün abisi HALİL KOÇ; HSK ( Hâkim ve Savcılar Kurulu )  Birinci Daire Başkanı, olduğunu hatırlatmak isterim!

Üniversitede bulunan akademik çevre ve tüm çalışanların kuruma bağlılığı, aidiyeti ve kurumun da başarısı çerçevesinden, akademik camiada neler konuşulmaktadır!

Üniversite;  aklı,  fikri ve vicdanı hür bireyler ve araştırma – geliştirme,  bilim ve teknolojinin filizlendiği ve geliştiği kurumlardır! 

Şimdi, bir üniversite düşünelim ve akademisyenlerin büyük bir kısmı; REKTÖR ve REKTÖR YARDIMCILARI,  GENEL SEKRETER ve Üniversite YÖNETİM KADROSU ile hem kendi ve hem de fakültedeki sorunlarını görüşebilmek ve başkaca konuları da istişare edebilmek için RANDEVU sırasında AYLARCA beklesinler! 

Bir Üniversiteyi yönetmeköyle süslü laflar ve içi dolmamış SLOGANLAR ile olmaz! Öncelikle, kuruma alınan personelde; onun – bunun yakını değil,  EHLİYET ve LİYAKAT aranmalı, kurum içerisinde tüm personele; ADALET terazisi işletilmelidir!

Akabinde AÇIK – ŞEFFAF İLETİŞİM ve sonra da HESAP VEREBİLİRLİK olmalıdır! Aksi halde Üniversite ve Kampus içerisinde, Kurumsal Aidiyet, Kurumsal Barış ve Kurumsal Huzuru sağlayamazsınız!

Bir Üniversite düşünelim; akademik camiada, isminin başında koca koca unvan bulunan kişiler, üniversitesi ve fakültesine, AİDİYET ve BAĞLILIK hissetmesin! Akademik camiada bunun tek müsebbibi olarak da ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNİ işaret etinler!  Peki, neden?

Bir Üniversite düşünelim; üniversite üst yönetimi ve dekanlık veya diğer bölüm başkanlıkları arasında, kişisel siyasi ve başkaca, GÜÇ ve İKTİDAR bağlantılarından kaynaklı,  İLETİŞİM SORUNLARI – İLETİŞİM KAZALARI ve İLETİŞİM KRİZLERİ,  akademik camiada konuşulsun!

Bir üniversite düşünelim; Üniversite Yönetimi hakkında, ŞÜYUU, VUKUUNDAN BETER İŞLER ve DEDİKODULAR; AYYUKA ÇIKMIŞ OLSUN! ESKİLERİN ifadesi ile ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ! Açık ve şeffaf iletişim başka bir şey, dedikodu ise başkaca bir şeydir! Doğa boşluğu kabul etmeyeceğine göre!

Açık ve şeffaf iletişim ve hesap verebilirliğin olmadığı, kurum ve durumlarda, DEDİKODU; hem kuruma ve hem de duruma HÂKİM olacaktır! Peki, bu KRİZİ nasıl yönetebileceksiniz? Ya da yok mu sayacaksınız?! Yoksa Görmedim, Duymadım ve İşitmedim şeklinde; ÜÇ MAYMUNU mu oynayacaksınız? Peki, nereye ve ne zamana kadar?

Şirket ve Kurumlarda; SONUÇ ve BAŞARIYI getiren şey; Sistem ve Süreçler değil, Bilgisayar ve Makineler değil, şirket ve kurumlarda ki; İNSANLAR ve Onların DAVRANIŞLARIDIR!