Sayın Cumhurbaşkanım!

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a; dünya, bölgemiz ve ülkemizdeki sorunlar, küresel baskılar, yeni bir dünya düzeni ve sistemin kuruluş sancılarının yaşandığı bir dönemde, yoğun programları arasında, Konya’nın bazı sorunlarını, zatı alilerine buradan arz etmek isterim!


Türkiye’de, Seksen bir il ve Seksen bir ilin hem VALİSİ ve hem de Valilik Hükümet Konağı bulunmaktadır!

  • Sayın Cumhurbaşkanım! Peki, Türkiye’de Seksen bir ilden VALİLİK HÜKÜMET KONAĞI olmayan İL var mıdır?


Konya desem herhalde inanamayacaksınız!

  • Sayın Cumhurbaşkanım! Peki, Türkiye’de Otuz Büyük Şehir Belediyesinden Büyük Şehir Belediyesi Başkanlık Makamı ve Büyük Şehir Hizmet binası olmayan Büyük Şehir var mıdır?


Şimdi bu soruya da, KONYA Büyük Şehir Belediyesi desem, yine inanamayacaksınız!


Fakat bu ifadeler hikaye veya dedikodu değil. İftira da değil. Sadece GERÇEK ve REALİTE…


Sayın Cumhurbaşkanım! Konyalı vatandaşlar; Konya Valiliği Hükümet Konağı ve Konya Büyük Şehir Belediyesi Merkez hizmet binalarının Kadim Başkent Konya’nın medeniyet ruhuna yakışır bir şekilde, acil ve ivedi olarak yapılmasını, zatı alilerinize, şehrini seven bir gazeteci olarak, hatırlatmak isterim!


Sayın Cumhurbaşkanım! Konya Valilik hükümet Konağının yapım sürecinin gecikme durumu var ise TARİHİ VALİLİK HÜKÜMET KONAĞINDAKİ TADİLAT ve RESTORASYON bitiminde, yeni bir bina yapılıncaya kadar, eski bina da, VALİLİK HİZMET birimlerinin devam etmesi KADİM BAŞKENT’E yakışır bir durum olacaktır!

1 -) 15 Ocak 2025 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Valilik Hükümet Konağı ve Konya Büyük Şehir Belediyesi MERKEZ BİNA; Nereye ve Ne Zaman Taşınacak?


https://ahmetunver.com.tr/2025/01/14/konya-valilik-hukumet-konagi-nereye-ve-ne-zaman-tasinacak/

2 -) 21 Ocak 2026 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya VALİLİK Binası ve Merkez KÜTÜPHANE Açılıyor!


https://ahmetunver.com.tr/2026/01/21/konya-valilik-binasi-ve-merkez-kutuphane/

  • Sayın Cumhurbaşkanım! 2018 yılında kurulan ve Üniversite Sanayi İşbirliği çerçevesinde, Konya Organize Sanayi Bölgesinde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından TEKNİK Üniversite kurulması için tahsis edilen Arsa üzerine Kampüs İnşaatı başlamadığını ve AVM’DEN dönüştürme binada, EĞİTİM – ÖĞRETİM faaliyetlerine devam ettiğini, yılan hikayesine dönüşen, Konya Teknik Üniversite Kampüs İnşaatı konusunu da, hatırlatmak isterim.


1 -) 6 Temmuz 2024 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Teknik Üniversitesi, KAMPÜS İnşaatı NE Durumda?


https://ahmetunver.com.tr/2024/07/06/konya-teknik-universitesi-kampus-insaati-ne-durumda/

2 -) 24 Mart 2026 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya TEKNİK Üniversitesine, REKTÖR Atanması!

https://ahmetunver.com.tr/2026/03/24/konya-teknik-universitesine-rektor-atanmasi/

Sayın Cumhurbaşkanım! 2026 yılı Eylül ayında, Konya TEKNİK Üniversitesine ve KASIM ayında, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine REKTÖR ataması yapılacak!

  • Her iki Üniversiteye ( Konya TEKNİK Üniversitesi ve Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi ) YEREL SİYASET – YEREL DİNAMİKLER ve YEREL SERMAYE Gruplarının BASKI ve girişimleri, KULİS ve LOBİ faaliyetleri çerçevesinde, kendilerine yakın ya da kendilerinin işaret edeceği bir kişiyi, REKTÖR olarak atama yapmayın!
  • Her iki Üniversiteye ( Konya TEKNİK Üniversitesi ve Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi ) Ülkesi, şehri ve üniversitesi adına hedefleri olan, akademisyenler ve öğrencilerini; dünya ile REKABET edebilecek bir konum ve duruma getirebilmek için ÇABALAYAN – KOŞTURAN – DERT edinen ve GAYRET eden, Üniversite ve Sanayi işbirliği çerçevesinde, FİL FİŞİ KULEDEN SAHALARA inebilecek, Kurumsal BARIŞ ve HUZUR İklimini ve Kurumsal AİDİYETİ yeniden tesis edebilecek, ULUSAL ve Uluslararası VİZYONU olan bir Akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


1 -) 11 Nisan 2026 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR ATANMASI!


https://ahmetunver.com.tr/2026/04/11/konya-necmettin-erbakan-universitesine-rektor-atanmasi/

Sayın Cumhurbaşkanım! Hz. Mevlana; Konya’nın ALTIN bir KÂSE ve bu kâsenin içinin de, AKREPLER ile dolu olduğunu, ifade etmektedir! Neden Acaba?


Sayın Cumhurbaşkanım! AKREP’LER Akrepliğini yani Cibilliyetinin gereğini yapacak ve Kadim Başkent ve Konyalılara, hizmet ve GÖNÜL ALMAK yarışında, engel çıkarmak adına her yolu deneyecekler!


Sayın Cumhurbaşkanım! Hoşgörü, huzur ve sükun şehri Mevlana diyarında, Yerel Siyasi ve Sermaye – Paylaşım Grupları; Denge, Çıkar ve Paylaşım, Rant, Güç ve iktidar konumlarının devamlılığı adına, benim adamım, benim kontrol ve denetimimdeki kişiler, bir YERLERE veya MAKAMLARA gelsin diye; KULİS ve LOBİ faaliyetleri, büyük bir tazyik ve entrika, ayak oyunu ve baskı operasyonları yapmakta olduklarını, bir kenara not edelim!


Sayın Cumhurbaşkanım! Burası, Kadim Başkent! Burası Kadim RUM diyarı! Kadim Başkentte, tarihte olduğu gibi ENTRİKALAR ve ETNRİKACILAR bitmeyecektir!


Sayın Cumhurbaşkanım! Yerelde Siyaset yaptığını zan eden Siyasiler; Hem SİYASETÇİ olduklarını – hem SİYASET yaptıklarını ve hem de Vatandaşa TEPEDEN BAKMAKTA olduklarını!

Yerelde Siyaset yaptığını zan eden Siyasiler; KİBİRLERİNDEN DÜBÜRLERİNİN GÖRÜNMEDİĞİNİ!

Yerelde Siyaset yaptığını zan eden Siyasiler; Vatandaşa SELAM vermekte zorlandığını, FİL DİŞİ KULELER ve GETTOLARDA Yaşamakta, İKTİDAR ve GÜÇ paylaşımı yaptıkları küçük bir klik çerçevesinde, siyaset yapmakta olduklarını da, hatırlatmak isterim!

Peki, Siyaset, GETTOLAR – FİL DİŞİ KULERLERDE, küçük bir KLİK ile mi yapılır? Yoksa VATANDAŞ ile beraber ve HALKIN içinde mi?

Sayın Cumhurbaşkanım; Birileri için Siyaset, dünyalıklar adına, he kendisi ve hem de çevresi adına, YOLUNU BULMAK Sanatı olarak algılandığı ve uygulandığı için Vatandaş ve Halk diye bir dertleri olamaz!


Sayın Cumhurbaşkanım; Tarihte, Şu okullar olmasa, Maarifi ne güzel ederdim diyenler gibi bugün de, Yerelde Siyaset yaptığını zan eden Siyasi ve Siyasetçi olduğunu iddia edenler, VATANDAŞ olmasa, SİYASET yapmak ve SİYASETÇİ olmak ne güzel olur, diyor!


Yerelde Siyaset yaptığını zan eden Siyasiler, siyaseti, halk ile beraber halkın içinde değil, küçük bir AZINLIK KLİK ile RANT – İKTİDAR ve GÜÇ Paylaşımı çerçevesinde, GETTO ve FİLDİŞİ KULERLER de, yapmaktadır!

Siyaset – MEDYA – İş Dünyası ve Bürokrasi ARINABİLİR mi?

Siyaset kurumu ve Siyasiler; İş Dünyasının büyümesi, gelişmesi ve iktidar oldukları dönemlerde, palazlanmasına aracılık ettiği bir realitedir.

Her siyasi iktidar, kendi iş dünyası ya da zenginini yaratacağına göre. Siyasetin doğası böyledir. Siyaseti birilerinin finanse etmesi beklenir.

Siyaset Kurumu ve Siyasiler, sadece iş dünyasının büyümesi, gelişmesi ve palazlanmasına aracılık etmez.

Siyaset Kurumu ve Siyasiler, Kamu kurumlarına, kendilerine yakın ehliyetsiz ve liyakatsiz, kifayetsiz muhteris tipleri yerleştirmek ve yüksek makamlara gelmesine de tavassut eder.

  • Siyaset Kurumu, Basın – Medya Çalışanları, İş Dünyası ve Bürokrasi birbirlerinden karşılıklı olarak beslenir.
  • Siyaset kurumu ve siyasilerin tavassut ettiği, Basın – Medya Çalışanları, İş dünyası ve bürokratların kirlendiği, temizlenmesi ve arınması gerektiği her daim konuşulur.

Peki, Realite de, siyaset kurumu, basın – medya çalışanları , siyasiler, İş dünyası ve bürokrasinin tamamı kirli midir?

Kenarda köşede kalmış çarkın içine girmeyen, bir kenara atılmış ve itilmiş, Temiz ve Tertemiz Kalan Siyaset adamı, Basın – Medya çalışanları, İş dünyası ve Bürokratlar var mıdır?

Toplum olarak tamamen batma – çürüme – ahlaki yozlaşma ve yok olma durumuna gelmediysek, Temiz olan ve TEMİZ kalan siyasiler, Basın – Medya çalışanları, iş adamları ve bürokratlar sayesinde olduğunu, bir kenara not edelim.

  • Siyaset kurumu, Basın – Medya Çalışanları, Siyasiler, İş dünyası ve Bürokrasi neden ve nasıl kirlenmektedir?
  • Siyaset kurumu, Basın – Medya Çalışanları, Siyasiler, İş dünyası ve Bürokrasi; Kamu malına ve tüyü bitmemiş yetim haklarına el uzatmak ve aracılık etmek suretiyle kirlenmektedir.

Siyaset kurumu, Basın – Medya Çalışanları, Siyasiler, İş dünyası ve bürokrasideki kirlenme, nasıl temizlenecektir? Yoksa devran böylece gelmiş böyle de devam edecek midir?

Siyaset kurumu, Basın – Medya Çalışanları, Siyasiler, İş dünyası ve bürokrasi de, arınma ve temizlenme mutlaka olacaktır.

Temiz kalanlar, harama ve kire bulaşmamış olanları, her daim takdir ettiğimizi, hatırlatmak isterim.

Haram ve Kir ile yaşanmaz. Haramzade ve Kirli kişiler ile yol alınmaz. Haramzade ve Kirli olanlar zamanla her yere SİRAYET eder; Kanser gibi her kişi ve her kuruma metastaz yapacaktır.

Kadim Türk Devlet Aklı ve Devlet Yönetim sistematiği, her gün 18 yaşında ki cevvaliyet ve 70 yaşındaki akıl, erdem, irade ve tecrübeye sahiptir.

Unutanlar; HATA – İHMAL ve İHANETLERİNE yenilerini ekleyecektir. Harama ve KİRE bulanacak, Haram ve KİR kümeleri her yeri ve her kurumu kanser gibi kaplayacaktır.

Haram ve Kir bulaşıcıdır. Cibilliyeti bozuk tipler çok çabuk bir şekilde anlaşır ve kümelenir.

DEVLET ve MİLLETE karşı yapılan HATA ve İHANETİN bedeli ehlince malumdur. Devletin malına el uzatan, tüm eller günü geldiğinde kırılır.

Devletin sağlamış olduğu makam – mevki ve imkân çerçevesinde, yasal olmayan yollardan YIĞDIKLARI veya ÇALDIKLARI tüm dünyalıklarına el konulur.

Haram ve Kirlerden arınmak gerekir. Aksi halde HELAK yakındır.

ESKİLER ve EKSİLER, HARAMZADE ve KİRLİ olanlar ile YENİ bir DÜZEN ve SİSTEM kurulamaz! YENİ bir DÖNEM ve DEVİR başlayamaz.

Ancak TEMİZ olanlar ile yeni bir SİSTEM ve DÜZEN kurabilir, yeni bir DEVİR ve DÖNEM başlayabilir.

Kurucu İrade ve Kuvay-i Milliye Ruhunu temsilcileri önderliğinde, siyaset kurumu, iş dünyası ve bürokraside ki RESTORASYON süreci ile Büyük ve Güçlü Türkiye yolculuğu başlayabilir.

DEVLET; YENİ DÖNEME Matuf; Siyaset kurumu, Siyasiler, Basın – Medya Çalışanları, İş Dünyası ve Bürokrasi de, gerekli tüm önlemleri Beka uğruna almak zorundadır.

Devlet; KİRE BULANMIŞ HARAMZADE tipler ile mutlaka HESAPLAŞACAKTIR.

Hesaplaşma olmadan Helalleşme olamayacaktır. Devletin hesaplaşma ve helalleşme sistemi, ehline malumdur.

Niğde / Ulukışla; Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; YATIRIMCILARINI bekliyor!

Geçtiğimiz günlerde, Niğde ili Ulukışla ilçesinde konumlanan Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi, 17 Mayıs 2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle resmen ilan edilmiş ve 4737 sayılı Endüstri Bölgesi Kanununun 4/Ç maddesi uyarınca hayata geçirildiği hakkında bir yazı kaleme almıştım.

  • Peki, Özel Endüstri Bölgesi nedir, Yatırımcılar ve ülke ekonomisine ne gibi avantajlar sağlamaktadır?

Ülke ekonomisini uluslararası rekabet edebilir bir yapıya kavuşturmak, teknoloji transferini sağlamak, üretim ve istihdamı artırmak, yabancı sermaye girişini hızlandırmak ve özellikle üretim maliyetleri açısından büyük ölçekli yatırımlar için uygun sanayi alanları oluşturmak üzere hazırlanan, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu 19.01.2002 tarihli ve 24645 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

01.07.2017 tarihli ve 30111 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile endüstri bölgelerine yönetici şirket modeli, özel endüstri bölgeleri gibi yeni uygulamalar getirilmiştir.

20.10.2022 tarihinde yasalaşarak 27.10.2022 tarihli ve 31996 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kanun Değişikliği ile de büyük ölçekli ve entegre yatırımlar için uygun bir yatırım ortamı sağlayan endüstri bölgeleri yatırımcılar ve bölge yönetimleri için daha cazip hale getirilmiştir.


Kanunun 4/Ç Maddesine göre, Cumhurbaşkanınca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilir, hükmüyle özel endüstri bölgeleri için tanımlama yapılarak bölgenin belirlenmesinde Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır.

Projesine göre bölgenin yatırımlara hazır hale gelmesi için gereken altyapıya ilişkin masraflar, bakanlık tarafından karşılanabilir.

Bakanlık tarafından özel mülkiyete konu alanlar kamulaştırılabilir. Projesine göre kamulaştırmaya ilişkin masraflar da bakanlık tarafından karşılanabilir.

Harita, etüt raporu, imar planları, alt ve üst yapı projeleri bakanlık tarafından onaylanır. Bu işlemler için bedel alınmaz. Yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, iş yeri açma çalıştırma ruhsatı bakanlık tarafından verilir ve söz konusu ruhsatlar için harç alınmaz.

Cumhurbaşkanı; Özel endüstri bölgelerine ilişkin ek teşvikler belirleyebilir.

  • Dünya’da örnekleri; ABD, KANADA, HOLLANDA ve SUUDİ ARABİSTAN da bulunan Endüstri Şehirleri arasına, Niğde / Ulukışla Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi ile Türkiye’de yerini alacaktır.

Niğde / Ulukışla Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; 400 Fabrika kurulması ve 60 Bin İstihdam hedeflenmektedir.

Niğde / Ulukışla Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; bir Üniversite ve 60 bin konutu olan AKILLI bir ŞEHİR hedeflenmektedir.

Niğde / Ulukışla Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; sıradan bir endüstri bölgesi olmaktan öteye geçerek; Lojmanlar, Merkezi Yönetim Alanı, Ar-Ge Merkezi, Tır Parkı, Konaklama Merkezi ve Fuar Alanı gibi modern donatılarla tasarlanmış bir yapı sunmaktadır.

Niğde / Ulukışla Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; Türkiye’nin gelecekteki endüstri ve kalkınma stratejilerinde öncü bir rol oynamaya adaydır.

Niğde / Ulukışla Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; Yatırımcılara, altıncı bölge yatırım teşviki kullanabilme, AR – GE imkânları, vergi indirimleri, KDV İstisnası, gümrük vergisi muafiyeti, faiz desteği, gelir vergisi stopajı gibi birçok avantajdan faydalanabilme, en yüksek teşvik oranları ile hedeflerine çok daha hızlı ulaşabilme ve avantajlı yatırım fırsatlarından yararlanma fırsatı sunmaktadır.

Niğde / Ulukışla Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; konumu itibari ile 4 farklı ulaşım imkanına da, rahatlıkla erişebilen stratejik bir kavşak noktasıdır. Ulaşım olanaklarındaki varyasyon, Endüstri bölgesi için ekonomik, sosyal ve çevresel olarak önemli katkılar sağlamaktadır.

Niğde / Ulukışla Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; Mersin ve İskenderun Limanlarının İç Anadolu ile olan bağlantısı arasında yer alacağı özel lokasyon, Tarihi İPEK ve BAHARAT YOLU üzerinde bulunmaktadır.

Niğde / Ulukışla Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; Yapı Malzemeleri, Ambalajlı Tüketici Ürünleri, Ambalaj ve Kağıt Üretilmesi, Organik Besin İşlenmesi, İklimlendirme ve Medikal Cihazların İmalatı ve Parça üretimi, Bilişim Teknolojileri ürünleri, Yarı iletkenler, elektronik alet ve parça imalatı ve Savunma ve Havacılık Sanayisine ait sektörler, sorunsuzca yatırım yapabilir ve yer alabilir.

Niğde / Ulukışla Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; BÜYÜK ve GÜÇLÜ TÜRKİYE hedefleri ve TÜRKİYE YÜZYILI Vizyonu çerçevesinde; Türk sanayisini dünya çapında geliştirmeyi, ülke sanayisinin sürdürülebilir rekabet gücü ve yetkinliklerini artırmak adına, YATIRIMCILARINI beklemektedir.

1 -) 29 Temmuz 2025 Tarihli KÖŞE YAZIM; Dünya’nın En büyük Endüstri Şehirlerinden Biri; GIA, NİĞDE / Ulukışla’da Kuruluyor!

Dünya’nın En büyük Endüstri Şehirlerinden Biri; GIA, NİĞDE / Ulukışla’da Kuruluyor!

Niğde ili Ulukışla ilçesinde konumlanan Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi, 17 Mayıs 2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle resmen ilan edilmiş ve 4737 sayılı Endüstri Bölgesi Kanununun 4/Ç maddesi uyarınca hayata geçirilmiştir.

Niğde ili Ulukışla ilçesinde konumlanan Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesine emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Dünya’da örnekleri; ABD, KANADA, HOLLANDA ve SUUDİ ARABİSTAN da bulunan Endüstri Şehirleri arasına, Niğde ili Ulukışla ilçesinde konumlanan Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi ile Türkiye’de yerini alacaktır.

Niğde ili Ulukışla ilçesinde konumlanan Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesinde, 400 Fabrika ve 60 Bin İstihdam hedeflenmektedir.

GIA ( Geat Industry Area ) üst kimliği altında faaliyet gösteren; Lojmanlar, Merkezi Yönetim Alanı, Ar-Ge Merkezi, Tır Parkı, Konaklama Merkezi ve Fuar Alanı gibi modern donatılarla tasarlanmış bir yapı sunmaktadır.

Bu donatılar, sadece endüstriyel faaliyetlerin yürütülmesini değil, aynı zamanda yeni bir çalışma, üretme ve yaşam tarzı sunmayı amaçlamaktadır.

GIA ( Great Industry Area ) sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen yenilikçi yaklaşımıyla, toplumsal cinsiyet eşitliğinden iklim eylemine kadar geniş bir yelpazede etki alanında bulunarak, küresel standartlara uygun bir şekilde Türk sanayisini ileriye taşımayı hedeflemektedir.

GIA ( Great Industry Area ) 6. Dereceden teşvik oranına sahip bir bölgedir.

Yatırımcılara hazır altyapı hizmetleri, altıncı bölge yatırım teşviki kullanabilme, AR – GE imkânları, vergi indirimleri, KDV İstisnası, gümrük vergisi muafiyeti, faiz desteği, gelir vergisi stopajı gibi birçok avantajdan faydalanabilme, en yüksek teşvik oranları ile hedeflerine çok daha hızlı ulaşabilme ve avantajlı yatırım fırsatlarından yararlanma fırsatı sunulmaktadır.

GIA ( Great Industry Area ) yenilikçi Galeri Sistemi ile altyapıyı dönüştürüyor.

Bu sistem, elektrik, su, gaz, telekomünikasyon ve atık yönetimi gibi hizmetleri tek bir alt yapı ağı içinde birleştirerek, verimliliği artırıyor ve çevresel etkileri azaltıyor. Katma değer başına CO2 emisyonunu azaltarak çevre ve işletmelere uzun vadeli maliyet tasarrufları sağlamaktadır.

GIA ( Great Industry Area ) büyük ölçekli yatırımcıların hedeflerini gerçekleştirebileceği uygun sanayi alanları sunarak ideal bir ortam sağlamaktadır.

Sanayi ve sosyal alanların uyumlu bir şekilde birleştirildiği bir tasarım anlayışıyla 1 ana etap ve 4 genişleme bölgesi olarak planlanmıştır.

İlk etap alanı 5.836.780 metrekare büyüklüğünde olup, genişleme etaplarıyla birlikte toplamda 29.462.551 metrekarelik bir alanda dünyanın en kapsamlı endüstri bölgelerinden biri olmayı hedeflemektedir.

Bu bölge, ülke ekonomisini uluslararası düzeyde rekabetçi hale getirmeyi, teknoloji transferini desteklemeyi, yabancı sermaye girişini hızlandırmayı ve özellikle büyük ölçekli yatırımlar için uygun sanayi alanları oluşturmayı amaçlamaktadır.

GIA ( Great Industry Area ) karma nitelikli endüstri bölgesi olmasından dolayı tüm endüstriyel sektörlerin kendileri için uygun yatırım alanları bulabileceği bir bölgedir.

Türk sanayisini dünya çapında geliştirmeyi amaçlayan, ülke sanayisinin sürdürülebilir rekabet gücünü ve yetkinliklerini artırmayı hedeflemek olmasından dolayı alt yapı ve üst yapı hizmetleri bu doğrultuda tasarlanmıştır.

GIA ( Great Industry Area ) hem sanayi yerleşkelerine sağlayacağı güneş enerji panellerinden üretilen elektrikle yatırımcıların yatırım masraflarını azaltmak yönünde iç politikalar geliştirmiştir.

GIA ( Great Industry Area ) sadece endüstriyel faaliyetlerle sınırlı kalmayarak, insan ve çevre odaklı bir yaklaşımla tasarlanmış bir iş ve yaşam alanı sunmaktadır.


Bölgenin temel amacı, sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyerek, insana ve doğaya saygılı bir çevre oluşturmaktır.

GIA (Great Industry Area) sosyal imkanları oldukça çeşitli ve herkesin ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde planlanmıştır.

Bölgede bulunan akredite çevre sertifikalarıyla, şirketlerin yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanması teşvik edilirken, çevreye duyarlı uygulamaları teşvik edilmektedir.

GIA ( Great Industry Area ) projesi, Türkiye’nin gelecekteki endüstri ve kalkınma stratejilerinde öncü bir rol oynamaya adaydır.

GIA ( Great Industry Area ) projesi sadece bir endüstri bölgesi olarak değil, aynı zamanda çağdaş bir yaşam tarzı ve çevresel bilinçlilik alanında bir örnek teşkil ederek, ulusal ve uluslararası düzeyde bilinen ve örnek alınan 21. yüzyılın yeni sanayi şehri olmayı hedeflemektedir.

GIA ( Great Industry Area ) Proje alanından geçen Irak – Türkiye Ham Petrol Boru hattının varlığı, petrokimya ve rafineri sektörlerine yönelik yatırım imkânlarını artırarak, endüstriyel altyapı ve lojistik avantajlar sunmaktadır.

Ulukışla bölgesi, konumu itibari ile 4 farklı ulaşım imkanına da, rahatlıkla erişebilen stratejik bir kavşak noktasıdır. Ulaşım olanaklarındaki varyasyon, Endüstri bölgesi için ekonomik, sosyal ve çevresel olarak önemli katkılar sağlamaktadır.

Ulukışla Bölgesinin Konumu, Mersin ve İskenderiye Limanlarının İç Anadolu ile olan bağlantısı arasında yer alacağı özel lokasyon ve sahip olduğu çoklu metotları ile birlikte Yapı Malzemeleri, Ambalajlı Tüketici Ürünleri, Ambalaj ve Kağıt Üretilmesi, Organik Besin İşlenmesi, İklimlendirme ve Medikal Cihazların İmalatı ve Parça üretimi, Bilişim Teknolojileri ürünleri, Yarı iletkenler, elektronik alet ve parça imalatı ve Savunma ve Havacılık Sanayisine ait sektörler, GIA ( Great Industry Area ) bölgesinde sorunsuzca yatırım yapabilir ve yer alabilir.

Niğde ili Ulukışla ilçesinde konumlanan Anadolu Uluslararası Özel Endüstri Bölgesi; BÜYÜK ve GÜÇLÜ TÜRKİYE hedefleri ve TÜRKİYE YÜZYILI Vizyonu çerçevesinde; Türk sanayisini dünya çapında geliştirmeyi, ülke sanayisinin sürdürülebilir rekabet gücü ve yetkinliklerini artırmak adına, Konya ve diğer bölge illerdeki YATIRIMCILARI beklemektedir.

Siyaset Kurumuna GÜVEN ve Siyasi DEĞİŞİM!


Dünya ölçeğinde ve ülkemizde yaşamakta olduğumuz siyasi ve özellikle de ekonomik kriz ya da ekonomik konjonktür, bir şeylerin gelmekte olduğunun göstergesi ya da işaret fişeği konumundadır!


Beklenilmeyeni beklemek durumundayız gibi!

Sosyal, siyasi ve ekonomideki yangını, AK Saçlı İhtiyar dostum; 2000’li yıllarda yaşanılan siyaset ve iktidar değişimin temeli, sermaye ve medyanın dizayn edilmesi, sermaye ve medyanın el değiştirmesi, sivil toplum örgütleri vasıtası ile başlatıldığını, vurguladı!

Peki, bugün yaşamakta olduğumuz siyasi ve ekonomik KRİZ bahane edilerek, SERMAYE el mi değiştirmektedir? Ya da SERMAYE bir yere mi Konsolide edilmektedir?

Her siyasi iktidar kendi sermayesini oluşturacağına göre! Ya da her siyasi iktidar kendi sermayesi ile birlikte geleceğine göre!

AK Saçlı İhtiyar dostum; 2000’li yılların başında, Siyasal İslam’ın temsilcisi partideki çatırdama ve partiden ayrılmalar suretiyle yeni bir Siyasal İslamcı partinin kurulduğu günleri, bir film şeridi gibi gözlerimin önüne serdi!

AK Saçlı İhtiyar dostum; daha sonra günümüze kadar geldi! Peki, 2000’li yılların başında ülkemizde yaşanılan sosyal, siyasi ve ekonomik kriz aynen devam ediyor mu, diye sordu? Cevap veremedim! Daha fazlası var, çünkü!

Ulusal güvenlik; Ekonomik, askeri, politik, sosyal ve teknolojik unsurların tamamını kapsamaktadır!
Geleneksel güvenlik anlayışına göre ulusal güvenlik; bir devletin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığını korumak olarak tanımlanmaktadır!

Toprak bütünlüğü ve bağımsızlık kadar, ekonomik istikrar ve ekonomik bağımsızlık da önemlidir!

Ekonomik istikrar ve güvenliği tesis edemeyen ülkeler, ulusal güvenliğini de tesis edemez!

Devletler her türlü tehdide karşı, toprak bütünlüğü ve ulusal güvenliğini korumak için strateji ve taktik geliştirmek zorundadır!

Ulusal güvenlik, bir devlet ve millet için olmaz ise olmazlar arasındadır! Aksi halde, devlet ve millet varlığını sürdüremez!

Güvenliğin askeri yönü, ulusal güvenliğin tek unsuru olmamakla, önemli bir bileşenidir!

Güvenliğin askeri yönünün yanı sıra, diplomasi yönü ile toplum ve çevre, enerji ve doğal kaynaklar, ekonomi ve siber yönleri de bulunmaktadır!

Ekonomik güvenlik; Bir ülkenin refahı ve ekonomik sisteminin işleyişini tehlikeye atabilecek potansiyele sahip, ekonomisine yönelmiş tehditlerle ilgilidir!

  • Peki, Ülkemizde, Ekonomi güvenliği sorunu var mıdır?

Siyaset ve ekonominin gündemi, çok yoğun! Peki, Siyaset kurumu nereye evirilmektedir? Ya da, dün olduğu gibi ekonomik kriz maharetiyle, siyasi olarak yeni bir MİLAT ve dönemin eşiğinde miyiz?

Siyaset kurumuna güven kalmadığından kaynaklı, siyasi ve ekonomik istikrar yok hükmündedir!
Siyaset kurumu ve ekonomiye olan güven; Sosyal, siyasi ve ekonomik istikrarı, ulusal güvenliği de beraberinde getirecektir!

  • Peki, bugün siyaset kurumuna ve siyaset adamlarına güven var mıdır?

Toplumun GÜVENİNİ kaybeden bir Siyaset kurumunun böyle bir durumda neler yapması beklenir?

Bugün, ülkemizde yaşamakta olduğumuz sosyal ve ekonomik konjonktür, 2002 yılında yaşanılan ve Kasım genel seçimleri öncesinden bir farkı var mıdır?

Siyasi ve ekonomik istikrar; ekonomi güvenliğini ve ulusal güvenliği de beraberinde getirecektir!

Ya da siyasete olan güven ve siyasette ki istikrar, aynısı ile ekonomiye ve ulusal güvenliğe de yansıyacaktır!

  • Çünkü Ekonomi güvenliği aynı zamanda ulusal güvenlik demektir!

Siyasi İstikrar; Ehliyet – liyakat ve adaletin devletin her kademesinde içselleştiği, döviz kurları ve mutfaktaki ateşin söndüğü, bir dönemi de beraberinde getirecektir!

  • Ya da Siyasette, Güvene dayalı yeni siyasi bir değişim ile yeni bir MİLAT ve DÖNEM başlayacaktır!

Siyaset ve Bürokrasi ARINMALI!.

Siyaset ve siyasetin kamu kurumlarına aracılık yaptığı devlet bürokrasi toplumun aynası ve bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır!

Bir toplumda;  sorun, arıza veya sıkıntı olduğu durumda, siyaset kurumu ve siyasetin referansı ile devlet kademesine atanan bürokrasi de,  aksaklık ve yanlışlıkları gözlemekteyiz!

Siyaset kurumu ve siyasetin tavassut ettiği bürokrasinin kirlendiğinden ve temizlenmesi – arınması gerektiğinden serzeniş ve sitem dolu sohbetlere şahit oluyoruz!

Siyaset kurumu ve bürokrasi neden ve nasıl  kirlenmiştir? Siyaset kurumu ve bürokrasideki kirlenme, nasıl temizlenecektir? Yoksa devran böylece gelmiş  böyle de devam edecek midir? Edemeyeceğine göre!

Haram ile beslenen; Gönül – Kalbe zamanla kir kümelenmeleri oluşur! Hz. Mevlana; Göz günah işlemişse, onu su ile yıkayamazsınız! Onun kirini giderecek olan ancak gözyaşıdır, buyurmaktadır!  

Kutsal Kitabımız Kuranı Kerimde; Arınan kurtulmuştur, diyor! Peki, nasıl arınmalıyız? Arınmanın yolu ve yöntemi nedir? İnsan ve toplumlarının kıyameti veya helakinin yoğun kirlenmenin akabinde geldiği noktasında, ikaz ve uyarılarda bulunmaktadır!

Siyaset kurumu ve bürokrasi de, arınmaya ve temizlenme ihtiyacı olduğunu sürekli olarak ifade ediyoruz!

Kir ile yaşayamazsınız! Kirli kişiler ile yol alınmaz! Kir ve Kirli olanlar zamanla her yere SİRAYET eder!

Türk Devlet yönetim sistemi ve Kadim Devlet Aklı, her gün 18 yaşında ki cevvaliyet ve 70 yaşındaki akıl, erdem, irade ve tecrübeye sahiptir!

Unutanlar;  HATA ve İHMALLERİNE İHANETLERİNİ de ekleyecektir! KİRE bulanacak ve KİR kümeleri her yeri ve her kurumu kaplayacaktır!

DEVLET ve MİLLETE karşı yapılan HATA ve İHANETİN bedeli ehlince malumdur! Devletin malına el uzatan, tüm eller günü geldiğinde kırılır!

Devletin verdiği makam – mevki ve imkân, çerçevesinde, HARAM ile KİRLENDİKLERİ ve YIĞDIKLARI veya ÇALDIKLARI tüm dünyalıklarına da el konulur! Kir ile yaşayamazsınız! Kirlerden arınmak gerekir! Aksi halde HELAK yakındır!

ESKİLER ve EKSİLER, HARAMZADE ve KİRLİ olanlar ile YENİ bir DÜZEN ve SİSTEM kurulamaz!  YENİ bir DÖNEM ve DEVİR başlayamaz!

Ancak TEMİZ olanlar ile yeni bir SİSTEM ve DÜZENİ kurabilir, yeni bir DEVİR ve DÖNEMİ başlatabilirsiniz!

Kurucu İrade ve Kuvay-i Milliye Ruhunu temsilcileri önderliğinde, bürokraside ki RESTORASYON süreci ile Büyük ve Güçlü Türkiye yolculuğu başlayacaktır!

Eskiler; Efradını Cami, Ağyarını mani, diyor!  Bu ifadenin anlamı; Bir şeyin tam ve mükemmel olabilmesi için gerekli, faydalı ve kullanışlı olan en ufak unsurları içine alması ve barındırması!

Bünyesine ve kendisine de gereksiz ve zararlı olan en ufak unsurları ise dışarıda bırakması anlamında kullanılan bir sözdür! Alınmaması gerekenleri dışarıda bırakan, alınması gerekli olan her şeyi de içine alan, tam ve eksiksiz, anlamındadır!

DEVLET; YENİ DÖNEME Matuf; Siyaset kurumu ve Bürokrasi de, gereken tüm önlemlerini almaktadır!

EFRADINI CAMİ olanlar ile KADİM ve NİZAMI ÂLEM yolculuğuna devam edecektir! Ağyarına mani olanlar ise bünyeden RESTORASYON süreci il etek tek atılacaktır!

Devlet; AĞYARINI MANİ olanlar yani KİRE BULANMIŞ HARAMZADE tipler ile HESAPLAŞACAKTIR! Hesaplaşma olmadan Helalleşme de olmayacaktır! Devletin hesaplaşma ve helalleşme sistemi,  ehlince malumdur!.

Siyaset Kurumu ve Bürokrasi Arınırken!

Siyaset, siyasetin içindekiler ve siyasetin de aracılık yaptığı devlet bürokrasi toplumun aynası ve bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır!

Bir toplumda;  sorun, arıza veya sıkıntı olduğu durumda, siyaset kurumu ve siyasetin referansı ile devlet kademesine atanan bürokrasi de,  aksaklık ve yanlışlıkları gözlemekteyiz! Neden?

15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışması akabinde; toplumda meydana gelen ve şahlanan Yerli ve Milli Birlik – Beraberlik ve tam Bağımsızlık duygusu, siyaset kurumu ve bürokrasiye de aynen aksetmiştir!

Siyaset kurumu ve siyasetin tavassut ettiği bürokrasinin kirlendiğinden sürekli olarak serzeniş ve sitem dolu sohbetlere şahit oluyoruz! Peki, neden?

Siyaset kurumu ve bürokrasi neden kirlenmiştir? Siyaset kurumu ve bürokrasideki kirlenmeyi nasıl temizleyeceğiz? Bu kirlerden nasıl arınacağız? Arınmalı mıyız? Ya da, arınabilir miyiz? Yoksa devran böylece gelmiş aynen böyle de devam edecek midir? Edemeyeceğine göre!

Kirlenme, kavram olarak, bir Gönül ve Kalp hadisesidir! İnsan, ancak kalben kirlendiği zaman bir kirlenme duygusu içine girer!

Haram ile beslenen; Gönül – Kalbe zamanla kir kümelenmeleri oluşur! Hz. Mevlana; Göz günah işlemişse, onu su ile yıkayamazsınız! Onun kirini giderecek olan ancak gözyaşıdır, buyurmaktadır!  

Kutsal Kitabımız Kuranı Kerimde; Arınan kurtulmuştur, diyor! Peki, nasıl arınmalıyız? Arınmanın yolu ve yöntemi nedir? İnsan ve toplumlarının kıyameti veya helakinin yoğun kirlenmenin akabinde geldiği noktasında, ikaz ve uyarılarda bulunmaktadır!

Siyaset kurumu ve bürokrasi de, bir arınmaya ve temizlenme ihtiyacı olduğunu sürekli olarak ifade ediyoruz! Devletin tüm kurum ve kuruluşlarında; ‘tipi bizden fakat çipleri de küresel ve emperyalist güçlerin elinde bulunanlar’ bir bir tespit edilmekte ve bağlı bulundukları kurumlardan gönderilmekte, Devlet temizlik operasyonlarına halen devam edilmektedir! Kir ile yaşayamazsınız! Kirli kişiler ile yol alınamaz! Kir ve Kirli olanlar zamanla her yere SİRAYET eder!

Türk Devlet yönetim sistemi ve Kadim Devlet Aklı, her gün 18 yaşında ki cevvaliyet ve 70 yaşındaki akıl, erdem, irade ve tecrübeye sahiptir! Bunu unutanlar;  HATA ve İHMALLERİNE İHANETLERİNİ de ekleyecektir! Yani KİRE bulanacak ve KİR kümeleri kaplayacaktır!

DEVLET ve MİLLETE karşı yapılan HATA ve İHANETİN bedeli ehlince malumdur! Devletin malına el uzatan, tüm eller günü geldiğinde kırılır! Devletin verdiği makam – mevki ve imkân, çerçevesinde, HARAM ile KİRLENDİKLERİ ve YIĞDIKLARI veya ÇALDIKLARI tüm dünyalıklarına da el konulur! Kir ile yaşayamazsınız! Kirlerden arınmak gerekir! Aksi halde HELAK yakındır!

ESKİLER ve EKSİLER, HARAMZADE ve KİRLİ olanlar ile YENİ bir DÜZEN ve SİSTEM kurulamaz!  YENİ bir DÖNEM ve DEVİR başlayamaz! Ancak TEMİZ olanlar ile yeni bir SİSTEM ve DÜZENİ kurabilir, yeni bir DEVİR ve DÖNEMİ başlatabilirsiniz!

Kazasız ve belasız bir seçim ve devir teslim töreni akabinde; Horasan geleneğinden gelen, Kurucu İrade ve Kuvay-i Milliye Ruhunu temsil eden; TÜRK bir Lider ve bürokraside ki RESTORASYON süreci ile Büyük ve Güçlü Türkiye yolculuğu başlayacaktır!

Eskiler; Efradını Cami, Ağyarını mani, diyor!  Bu ifadenin anlamı; Bir şeyin tam ve mükemmel olabilmesi için gerekli, faydalı ve kullanışlı olan en ufak unsurları içine alması ve barındırması!

Bünyesine ve kendisine de gereksiz ve zararlı olan en ufak unsurları ise dışarıda bırakması anlamında kullanılan bir sözdür! Alınmaması gerekenleri dışarıda bırakan, alınması gerekli olan her şeyi de içine alan, tam ve eksiksiz, anlamındadır!

DEVLET; YENİ DÖNEME Matuf; Siyaset kurumu ve Bürokrasi de, gereken tüm önlemlerini alacaktır! EFRADINI CAMİ olanlar ile KADİM ve NİZAMI ÂLEM yolculuğuna devam edecektir!

AĞYARINI MANİ olanlar ile de, YOLLARINI ayıracak ve vakti saati geldiğinde de devletin verdiği makamlar üzerinden KİRE BULANMIŞ HARAMZADE olan mezkûr tipler ile HESAPLAŞACAKTIR! Hesaplaşma olmadan Helalleşme de olmayacaktır! Devletin hesaplaşma ve helalleşme sistemi de ehlince malumdur!.

Siyasete GÜVEN; İstikrar Demektir!

Siyaset, sosyal ve ekonomik gündemi çok yoğun! Takip etmekte, yorumlamakta ve karar vermekte zorlandığımız anlar olmaktadır!

Kim ya da kimler için game-over zili çalmaktadır? Birileri,   OUT olurken birileri de İN olacaktır!  Kabul etmesi çok zor olsa da; Doğanın kanunu böyledir!

Siyaset kurumu nereye evirilmektedir? Siyaset kurumuna güven kalmadığından kaynaklı,  siyasi ve ekonomik istikrar yok hükmündedir!

Ekonominin ateşi böyle devam edecek midir? Ya da bu ateş birilerini yakacak mıdır? Yakarsa sadece vatandaşlar mı yanacaktır? Erken bir seçimde karar vericilere neler olacaktır?

Geçtiğimiz günlerde;  sosyal, siyasi ve ekonomideki yangın ya da yoğun gündemi,  Ak Saçlı İhtiyar dostum ile konuşmaya ve yorumlamaya, çalıştık!

Ak Saçlı İhtiyar dostum;  Kadim Türk Devlet Aklı denetiminde,  2000’li yıllarda yaşadığımız siyaset ve iktidar değişimin temeli,  o günlerde kurulan iş adamları derneği, sermaye ve medyanın dizayn edilmesi, sivil toplum örgütleri vasıtası ile başlatıldığını vurguladı!

Devlet ile Milletin barışmasının temellerinin o günlerde atıldığını! Millet,  içeride bizden görünümlü hainler maharetiyle, Devletine küstürüldüğü için kucaklaşmanın zamanı gelmiştir! Barış, huzur ve kalkınma adına; Devlet, Milleti ile her daim bir ve beraber yürümesi gerekir!

Ak Saçlı İhtiyar dostum; 2000’li yılların başında, Siyasal İslam temsilcisi partideki çatırdama ve partiden ayrılanlar suretiyle yeni bir partinin kurulduğu günleri,  bir film şeridi gibi gözlerimin önüne serdi!

Ak Saçlı İhtiyar dostum; daha sonra günümüze kadar geldi! 2000’li yılların başında ülkemizde yaşanılan sosyal, siyasi ve ekonomik kriz aynen devam ediyor mu yoksa etmiyor mu, dedi?

Ak Saçlı İhtiyar dostum; Ülkemiz, bölgemiz,  vatandaşlar ve tüm mazlum milletler adına, hayırlara vesile olacak,  ne ve neler olmalı, sorularını ekledi ve gözlerden kaybolup gitti!

Bugün, ülkemizde yaşamakta olduğumuz sosyal ve ekonomik konjonktür,  2002 yılında yaşanılan ve Kasım genel seçimleri öncesinden bir farkı yoktur!

Ülke olarak, sağ ve salimen bir seçime gidilmeli, siyaset kurumuna güven yeniden tazelenmeli, ekonomik ve siyasi istikrar ivedi olarak sağlanmalıdır!

Siyasi istikrar, ekonomik istikrar ve ekonomi güvenliğini de beraberinde getirecektir! Tabii ki ulusal güvenliği de! Ekonomi güvenliği aynı zamanda ulusal güvenlik demektir!

İstikrar; Ehliyet – liyakat ve adaletin devletin her kademesinde içselleştiği, döviz kurları ve mutfaktaki ateşin söndüğü, bir dönemi de beraberinde getirecektir!

Ülkenin tüm enerjisi ve dinamikleri berhava olmaktadır! Bir an önce, tepe taklak aşağı veya kaosa doğru gidişe DUR denmelidir! Bunun da yolu ve yöntemi ehlince malumdur!

2023 – 2053 ve 2071 hedeflerindeki Büyük ve Güçlü Türkiye yolculuğuna; Selçuklu – Horasan geleneğinden gelen TÜRK bir LİDER  ve kadrolar ile ehliyet ve liyakat, adalet ve hakkaniyet temeli üzerine bina edilmesi ve toplumsal barışın da temin edilmesi suretiyle başlayacaktır!

Aksi halde, siyasi ve ekonomik istikrar ve sosyal barış tesis edilemez! Ekonomik istikrar ve ekonomik güvenlik olmayınca,  tabii ki ulusal güvenlik de sıkıntıya uğrayacaktır!

Peki, kaos ortamından kim veya kimler semirmektedir? Ya da bu topraklarda kim veya kimler ve neden kaotik bir ortamı talep etmektedir?

Türk Devlet Aklı böyle bir gidiş ve duruma ASLA müsaade etmeyecektir! Kaos ve kaotik bir durumdan birilerinin beslenmesine, devlet ve milletin sıkıntıya düşmesine, asla izin vermeyecektir!

Siyaset Kurumu Arınırken!.

Siyaset ve siyasetin içindekiler toplumun aynası ve bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır! Eğer bir toplumda sorun, arıza veya  sıkıntı olduğu zaman, siyaset kurumunda da aksaklık ve yanlışlıkları gözlemekteyiz! Ya da bazen tam tersi olmaktadır! Neden? 15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışması akabinde toplumda meydana gelen ve şahlanan,  Yerli ve Milli Birlik – Beraberlik ve tam Bağımsızlık  duygusu, siyaset kurumuna da aynen aksetmiştir! Dost meclislerindeki sohbetlerde siyaset kurumunun  kirlendiğinden  sürekli olarak serzeniş ve sitem dolu sohbetlere şahit oluyoruz! Neden? Siyaset kurumu neden kirlenmiştir?! Peki, siyaset kurumundaki kirlenmeyi nasıl temizleyeceğiz? Bu kirlerden nasıl arınacağız? Arınmalı mıyız? Ya da, arınabilir miyiz?! Yoksa böylece gelmiş aynen böyle de devam etmeli midir?
 
Kirlenme kavram olarak aslında bir Gönül ve Kalb  hadisesidir. İnsan, ancak kalben kirlendiği zaman bir kirlenme duygusu içine girer. Elimiz kirlenir, yıkarız, bir daha bir daha yıkarız ve temizlik duygusuna ulaşırız. Elbisemiz kirlenir, ayağımıza çamur bulaşır, başımızdan aşağıya çamur yağar, bunların hepsinden kurtuluş için sadece su ve sabun yeterlidir. Peki, gönül – kalb kiri böyle midir? Gönül – Kalbe zamanla kir kümelenmeleri oluşur! Hz. Mevlana; Göz günah işlemişse, onu su ile yıkayamazsınız! Onun kirini giderecek olan ancak göz yaşıdır, buyurmaktadır!   Kutsal Kitabımız Kuranı Kerimde, Arınan kurtulmuştur, diyor! Nasıl arınmalıyız? Arınmanın Yolu ve yöntemi nedir? Zaten, Kuran Kerim yine bizlere, İnsan ve toplumlarının  kıyameti de yoğun kirlenmenin akabinde geldiği noktasında, ikaz ve uyarılarda bulunmaktadır! Tüm insanlık fert fert; Akledelim, Tefekkür ve Tezekkür edelim diye! Peki siyaset kurumu ve siyasetçiler kirlendiği zaman neler yapmalıyız?
 
Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Aday belirleme sürecinde yaşananlar geçmişte kalmıştır! Eğer benim istediğim olursa ‘Eyvallah’, olmazsa ‘Yallah’ derseniz, kusura bakmayın, bu AK Partili olmak değildir! Onlar hep gölgelediler, hep lekelediler ve onlarla da yol yürüyemedik. Onlar yol ve dava arkadaşı olmadılar, yolda bıraktılar! Yola çıktık, milletvekili oldular, belediye başkanı oldular ve  bakan oldular! Trenden inenler bir daha zaten bu trene binemediler ve binemeyecekler. Sadakatin asıl olduğunu bilmeyenler trenden düştükleri yerde kalırlar. Artık enerjimizi milletimizin gönlünü kazanmaya vermemiz gerekiyor. Ehliyet ve liyakatte arananlar bellidir. Dava adamlığı  da zaten bunu gerektirir. MHP Lideri Devlet Bahçeli de; MHP, 4 Mayıs 2018 tarihinde imza altına alınan Cumhur İttifak Protokolü’ne sadık ve bağlıdır. Bu ittifak sıradan bir birliktelik ve siyasi dürtülere teslim olmuş bir yapı, küçük hesaplara tamah eden kaygan ve kaypak bir ortaklık değildir. Cumhur İttifakının saygınlığını zedeleyecek her türlü söz ve davranıştan kaçınılacaktır. Partimizi karalamaya, siyasi tutumunu sulandırmaya ve adaylarımızı yıpratmaya kasten teşebbüs edenler hakkında adli ve hukuki müracaatlar hızlı şekilde gerçekleştirilecektir, ifadelerinin 31 Mart yerel seçimleri ve daha sonraki süreçte yol arkadaşları ve siyaset adamlarının, bölgemiz, ülkemiz ve dünya da kurulmakta olan yeni dünya sistematiği zaviyesinden çok dikkati calip olduğunu düşünüyorum!
 
Yazımızın başlığına tekrar dönecek olursak! Siyaset kurumunun da  bir arınmaya ve temizlenmeye ihtiyacı olduğunu sürekli olarak ifade ediyoruz! 15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışması akabinde, tüm devlet kurum ve kuruluşlarındaki ‘tipi bizden fakat çipleri de küresel ve emperyalist güçlerin elinde bulunanlar’ bir bir tespit edilmekte ve bu kurumlardan gönderilmekte, yani Devlet temizlik operasyonlarına devam etmektedir! Yeterli midir? Bir anda bu işler biter mi? Köklü bir temizlik yapılabilir mi? Tabii ki hayır! Yazılarımızda zaman zaman ifade etiğimiz gibi, Türk Devlet yönetim sistemi ve Devlet Aklı her gün 18 yaşında ki cevvaliyet ve 70 yaşındaki akıl, erdem, irade ve tecrübeye sahiptir! Devleti yönetmeye talip olan, İktidar, ama muhalefet ve muhalefet partilerinde de, 31 Mart mahalli seçimindeki adayların açıklanması ile birlikte, kendilerini aziz devlet ve asil milletin  sahibi olduğunu zanneden  aklı evvel tipler siyaset kurumu ve gemisini terk etmektedir! Neden? Doku uyuşmazlığı mı olmaktadır! Ya da değişen ve değişmekte olan  siyaset kurumundaki yapı bu tipleri kabul etmemekte midir? Eskilerin güzel bir deyişi; Efradını Cami, Ağyarını mani, ifadelerin de olduğu gibi! Bu ifadenin anlamı; Bir şeyin tam ve mükemmel olabilmesi için gerekli, faydalı ve kullanışlı  olan en ufak unsurları içine alması ve barındırması! Bünyesine ve kendisine de gereksiz ve  zararlı  olan en ufak unsurları ise dışarıda bırakması anlamında kullanılan bir sözdür. Alınmaması gerekenleri dışarıda bırakan, alınması gerekli olan her şeyi  ise içine alan, tam ve eksiksiz, anlamındadır.