İletişim Başkanlığı, DAHA ADİL bir DÜNYA, Paneli!.

1999 yılında, ABD’yi ziyaret eden dönemin Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanı Ecevit’e, ABD Başkanı Cinton; Sayın Ecevit: Kafkaslardan Balkanlara, Afrika’dan Ortadoğu ve Orta Asya’ya kadar muazzam geniş bir yelpazede muhteşem bir Yumuşak Gücünüz var! Gelin birlikte güçlerimizi birleştirelim, diyordu!

Bölgemizde ve özellikle ülkemizde yaşadığımız ekonomik kaos ve siyasi türbülansı, anlayabilmek ve yorumlayabilmek için Küresel iki EKOL ve GÜÇ arasında, yeni bir DENGE çerçevesinde, ikinci Dünya Savaşı devam ederken ve akabinde kendi aralarında yapmış oldukları konferansları, gizli görüşmeleri ve anlaşmaları dikkatli okumak ve algılamak gerekir!

Bugün, Küresel iki EKOL ve GÜÇ arasında, Dünyanın Barış ve Huzuru, SOĞUK SAVAŞ benzeri Yeni bir DENGE adına, yeniden; sınırlar – konferanslar ve anlaşmalar silsilesine şahit olmaktadır!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı; ” Stratcom Public Forum ” etkinliği kapsamında; Avusturya, İsviçre, Macaristan, Hollanda, Almanya, İngiltere, Polonya, Belçika, Fransa, İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleştirilen ve toplamda YİRMİ ülkede, ” Daha Adil Bir Dünya Mümkün ” temalı, panel düzenlemektedir!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun; dünyada; adalet, kapsayıcılık ve eşitlik ilkelerine dayalı bir düzenin mümkün olduğuna inandıklarını ve bu vizyonu kararlılıkla savunduklarını! Türkiye’nin uluslararası alandaki vizyonunu daha geniş kitlelerle buluşturmayı! Çok taraflılık ilkesinin zemin kaybettiği ve uluslararası örgütlerin bu sorunlara etkili çözümler bulma kapasitesinin giderek daha fazla sorgulandığı!

  • Dünya; insanlığını etkileyen küresel sorunların çözümünde önemli bir yol ayrımında bulunmaktadır!
  • Dünya; Birleşmiş Milletlerin Meşruiyet ve kapsayıcılık eksiklikleri, barış ve güvenlik sağlama konusundaki temel misyonunu zayıflattığı bir dönemden geçmektedir!

Altun; Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın; Dünya beşten büyüktür, ifadeleri, uluslararası sistemin adalet temelinde yeniden inşa edilmesi gerektiğini! Birleşmiş Milletlerin reforme edilerek daha kapsayıcı, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşması gerektiğine dair uluslararası farkındalığın artmasına önemli katkı sağlamakta, olduğunu!

Altun; sadece küresel boyutlara ulaşan sorunların değil aynı zamanda çözümlerin de konuşulması hedeflendiği! ” Daha Adil Bir Dünya Mümkün ” teması altında, küresel adalet ve eşitlik temelinde, kapsayıcı bir uluslararası sistem inşa etme yolundaki önerileri gündeme taşıdıklarını! Devletler, sivil toplum kuruluşları, medya ve düşünce kuruluşları arasında daha güçlü bir diyaloğun kurulması ve sürdürülmesinin temellerini atıyoruz, değerlendirmelerde bulunmuştur!

  • 2023 yılı Haziran aynın son günlerinde, Paris’te, Dünya finans sistematiği çerçevesinde, ‘Daha adil’ yeni bir finansal sistem çağrısı, zirvesi yapılmıştır!

Daha adil yeni bir finansal sistem çağrısı zirvesine; Uluslararası örgüt başkanları ve Afrika ülkelerinden devlet başkanları, katılım sağladı!

‘Daha adil’ yeni bir finansal sistem çağrısı, zirvesi; BM’nin sponsor olduğu iklim zirveleri çerçevesinde bir toplantı olmadığı! G7, G20 veya herhangi bir uluslararası veya bölgesel kuruluş gibi bir çerçeve içinde bir toplantı, olmadığı!

‘Daha adil’ yeni bir finansal sistem çağrısı zirve; Uluslararası finansal sistemi dikkatli bir şekilde yeniden şekillendirme ihtiyacının hissedilmesi! İklim değişikliği ve onun yol açtığı felaketlerle başa çıkma konusuna odaklanmaktadır!

‘Daha adil’ yeni bir finansal sistem çağrısı zirve; gelişmekte olan ülkelerde yoksullukla mücadeleden vazgeçilmemesi! Bu nedenle, iki önceliği birlikte gerçekleştirmek için daha fazla fona ihtiyaç duyulduğu!

Fransa Cumhurbaşkanı Macron; derinleşen bölünmelere, çevresel kırılganlığa, Kovid pandemisinin sonuçlarına, dağınık ekonomik aktivitenin yeniden canlanmasına, Ukrayna’daki savaşa ve küresel finansal sistemdeki istikrarsızlığa işaret ederek! Uluslararası finansal yapının başarısızlığını, Dünya Bankası ve uygulamalarını tamamen ahlaksız hale gelmiş, olarak tanımladığı! Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi uluslararası kurumların performansını kontrol eden kuralları kınamaktan çekinmediği, karamsar bir tablosunu çizmiştir!

Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab; Ulus Devletler bizim gündemimize uymak zorunda! BÜYÜK SIFIRLAMA gündemine uymayan Ulus Devletler; her alanda çok büyük sorunlar ile karşı karşıya kalır! BÜYÜK SIFIRLAMA ile Devletler yönetimlerini de, bize devretmeli ya da Paydaş demokrasi, vurgusunu yapmaktadır!

Dünya da, SOĞUK SAVAŞ benzeri, ÇOK KUTUPLU Yeni bir DENGE – SİSTEM ve DÜZEN kurmak adına; konferans – panel ve arama çalışmalarının olduğu bir dönemde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan; Önümüzde yepyeni bir dünya var! Dünya aşırı sağa kayıyor, ırkçı siyasetler ve “aşırı sağcı demagoglar” yükseliyor! Demokrasiler geriliyor, otoriterlik artıyor! Böyle bir gidişatta, Türkiye dünyaya iyi gelebilecek yeni bir çözüm sunabilir! Avrupa Birliği’ni ekonomiden savunmaya, siyasetten uluslararası itibara, içine düştüğü çıkmazdan sadece Türkiye, Türkiye’nin tam üyeliği kurtarabilir, ifade ve vurgularının, ” Daha Adil Bir Dünya Mümkün ” mottosu çerçevesinde, dikkate değer olduğunu düşünüyorum!

BASIN  ( BAŞIN ) ÖNE Eğilmesin! 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü!

Belediyeler, Gazeteciler Cemiyeti ve Siyasî partiler farklı etkinlikler ile 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutlamaktadır!   

Çalışan, çalışmayan, çalışamayan, çalıştırılmayan, çalışsa da mesleğini yapamayan, yazı dahi yazdırılmayan, özgürce yazı yazabilen, oto sansüre mahkûm olan, patron baskısı gören, üç kuruşa evine HELAL ekmek götürmeye çalışan gazeteci dostlar, sizin de, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününüz kutlu olsun!

Gazetecilik, bu devirde gerçekten çok zor bir meslek! Teknik olarak kolaylıklarına rağmen HAK – HAKİKAT – ADALET ve DOĞRULARIN peşinde koşmak ve sadece Doğruları kaleme almak çok zordur! 

Peki, Devlet – Millet adına, HAK – HAKİKAT – ADALET ve Doğruların peşinde koşarken ve kaleme alırken, doğal olarak birilerinin de kuyruğuna basacaksınız! HAK – HAKİKAT – ADALET ve Doğruları yazarken kuyruğuna bastığınız kişi ya da kişilerin doğal olarak ağzından SES gelecektir!

Devlet ve Millet adına, HAK – HAKİKAT – ADALET ve Doğruların peşinde koşarken de yazarken de,  muhalif olarak ifade edilecek ve birileri tarafından sevilmeyeceksiniz!  

Gazeteci; hiçbir zaman kalemini bir silah gibi kullanmayan ve kalemi de kendisi de satın alınamayan bir değeri olmalı!

  • Peki, Gazetecilik mesleğine, geçiyordum şeklinde hasbelkader giren ve meslek nam altında; ŞANTAJ, TEHDİT ve her türlü PİSLİĞİ yapanlar, kamu mesleği olan gazeteciliği,  dürüst bir şekilde icra eden, onurlu kişilere çamur atmak veya sektörde yok saymak için her yolu denemektedir? Neden acaba?

Cibilliyeti bozuk sanrılı tipler, gazetecilik mesleğini, yasal çerçevede ve onuru ile yapan bireylerden,  hem rahatsız olmakta ve hem de kendileri,  alan daralması yaşadıkları için cibilliyetlerinin gereği olarak, insanlık dışı her yolu denemektedir! Acaba neden?

Gazeteci, kamu kurumlarına kamuoyu adına soru sorandır!  Gazeteci, soruların yanıtını bulandır! Gazeteci, merak uyandırandır! Gazeteci, aktardığı bilgilerle kamuoyu oluşturandır! Olanı yazan, gerisine karışmayandır!

Gazeteci, araç değil, aracıdır! Gazeteci, taraf tutmayandır! Gazeteci, halktan ve hakikatten yana taraf olandır! Toplumsal ve siyasal sorumluk gereği, hakikatleri ortaya çıkarandır! Gazeteci, vatanına, milletine, devletine, bayrağına bağlı olandır! 

Gazeteci; vatanı ve devletine bağlı, hak ve hakikat aşığı,  gazetecilik nam altında başkaca işler çevirmeyen,  bir başka ülke veya ülkelerin istihbarat örgütlerine HİZMETÇİ  – UŞAK ve ülkesini de, ÜÇ KURUŞA ya da bir AFERİNE  SATAN kişi değildir!

Peki, geçiyordum veya hasbelkader gazeteci olduğunu ve sektöre kendilerince yön verdiğini zanneden, kerameti kendilerinden menkul sanrılı ve sancılı tiplere sormak gerekir? Barmenden gazeteci olur mu? Pavyoncudan gazeteci olur mu?  Şantajcıdan gazeteci olur mu? Tehditkârdan gazeteci olur mu? Taklacı ve Torbacıdan gazeteci olur mu?

Ya da ülkesini, yabancı istihbarat örgütlerine gammazlayan, satan ve UŞAKLIK edenlerden gazeteci olur mu? Meslek kimliği altında yasal olmayan tehdit, şantaj ve her türlü pisliği yapan sanrılı tiplerden gazeteci olur mu? 

  • Bir Gazeteci – Köşe Yazarı ve İletişim Fakültesi Mezunu olarak, sadece soruyorum!

Gazetecilik gibi bir kamu mesleğini; yasal ve etik ilkeler çerçevesinde ve kimseden talimat almayan, mektepli ve alaylı ayrımı yapmadan,  ruhunu ve kalemini satmayan,  yan yollara sapmayan, hak ve hakikat aşığı, bir yerlere de uşaklık yapmayan ve sadece gazetecilik maaşı ile geçinen,  sektörde ki tüm kahramanları, takdir ve tebrik ederim!

Yerel Basın ve MEDYA Sektöründe; Ne Olmasını Bekliyorduk -2-

Türkiye genelinde, günlük yayın yapan yerel gazeteler, resmi giderlerini karşılayamaz bir duruma geldiğinden, kapanma ve birleşme konusunda görüşmeler olduğu ve bazı illerde, sürecin sonuçlandığına, şahit olmaktayız!

Peki, sektör neden bu duruma geldi şeklinde bir soruya, kabaca verilebilecek cevaplar, şu şekilde olacaktır!

Yerel basın veya medya sektöründe; Kendilerinden başkasının varlığından rahatsız olan ve kendilerinden başkasını da gazeteci olarak kabul etmeyen, kendileri var ise sektörün ancak var olabileceği sanrılı; psikolojik ve sosyal olarak sorunlu ve sıkıntılı tipler maharetiyle, sektör ancak buraya kadar gelebilecektir!

Yerel basın veya medya sektöründe; Kime gazeteci denir veya kime gazeteci denmez, kimden gazeteci olur veya kimden gazeteci olmaz, şeklinde sohbet ve tartışmalarda; birilerinin elinde bir ölçü aleti, kime dokundursalar, gazeteci olup – olmadığı noktasından bir işaret vermektedir! Tam tekmil Marksist ve Komünist bir mantık zaten bunları gerektirmektedir! Peki, böyle bir zihniyetten başkaca ne bekliyordunuz?!

Yerel basın veya medya sektöründe; Gazetecilik mesleğine, geçiyordum şeklinde hasbelkader giren ve meslek nam altında; ŞANTAJ, TEHDİT ve her türlü PİSLİĞİ yapanlar, kamu mesleği olan gazeteciliği, dürüst bir şekilde icra eden, onurlu kişilere, çamur atmak veya sektörde yok saymak için her yolu deneyenler maharetiyle, sektör ancak buralara gelecektir!

Yerel basın veya medya sektöründe; Cibilliyeti bozuk sanrılı tipler, gazetecilik mesleğini, yasal çerçevede ve onuru ile yapan bireylerden, hem rahatsız olmakta ve hem de kendileri de alan daralması yaşadıkları için cibilliyetlerinin gereği olarak, insanlık dışı her yolu denedikleri için sektör adına neler bekliyordunuz?

Gazeteci olmak için İletişim Fakültesinin herhangi bir Bölümünden lisans derecesi ile mezun olunması gerektiğini! Sosyal ya da Siyasal Bilimler alanında diplomaya sahip olup mesleğe yönelik kabiliyeti bulunan kişiler de gazetecilik yapabileceğini!

İletişim fakültesi mezunu ve Sosyal bölümlerden mesleğe kabiliyeti olanların gazetecilik mesleğini icra ettiklerini! Mimar, Ziraat fakültesi ve Arkeoloji vb. lisans mezunu kişilerin gazeteci olamayacağını!

  • Gazeteci; vatanı – milleti ve devletine bağlı, hak ve hakikat aşığı, gazetecilik nam altında başkaca işler çevirmeyen, bir başka ülke veya ülkelerin istihbarat örgütlerine; hizmetçi – UŞAK ve ülkesi ve milletini de, SATAN kişi olmadığını!

Yerel basın veya medya sektöründe; Kendilerinden başkasının sektörde var olması veya bulunmasından rahatsız olan, sektöre yön verdiğini zan edenler; geçiyordum hasbelkader gazetecilik mesleğine girmiş kişiliksiz ve cibilliyeti bozuk sanrılı tipleri sektöre kazandırdığını!

Yerel basın veya medya sektöründe; Gazetecilik gibi kutsal bir kamu mesleğini; yasal ve etik ilkeler çerçevesinde yapan ve kimseden talimat almayan, mektepli ve alaylı ayrımı yapmadan, ruhunu ve kalemini satmayan, yan yollara sapmayan, hak ve hakikat aşığı, bir yerlere de uşaklık yapmayan ve sadece gazetecilik maaşı ile geçinen, sektörde ki tüm kahramanları her daim takdirle karşılar ve tebrik ettiğimizi!

  • Peki, geçiyordum veya hasbelkader gazeteci olduğunu ve sektöre kendilerince yön verdiğini zan eden, kerameti kendilerinden menkul sanrılı ve sancılı tiplerden GAZETECİ olur mu?!
  • Peki, Barmenden, Pavyoncudan, Şantajcıdan, Tehditkar, Taklacı ve Torbacıdan GAZETECİ olur mu?
  • Ya da ülkesini, yabancı istihbarat örgütlerine gammazlayan, satan ve UŞAKLIK edenlerden GAZETECİ olur mu?
  • Meslek kimliği altında yasal olmayan tehdit, şantaj ve her türlü pisliği yapan sanrılı tiplerden GAZETECİ olur mu?
  • Yerel basın veya medya sektörünün mezkur tipler ile gelebileceği son nokta burasıdır! Başka bir yere gidemez ve gidemeyecektir de!
  • Ancak ve ancak kapanmak ya da birleşmek zorunda kalacaktır!

Yerel basın veya medya sektöründe; Sektörün bulunduğu durum ve geleceği adına; mezkur sanrılı ve sancılı tiplere, alan açan; tüm siyasetçi, patron, müdür ve sektöre de yön vermesi gereken, oda ve derneklere büyük sorumluluk düştüğünü!

Böyle bir vebalin altından kalkamayacaklarını! Ya da böyle bir vebal ve tehlikenin farkında olmadıklarını, yazılarımızda her daim ifade etmeye çalıştık!

Yerel basın veya medya sektöründe ki; Mezkur sanrılı ve sancılı tiplere insan dahi denilemeyeceğini! Sanrılı tiplerin bir kurumda çalışmasının dahi düşünülemeyeceğini! Hem de gazetecilik gibi bir kamu mesleğinde! Bir de bu sanrılı tipleri sektöre yön vermesi gereken kurumların başına yönetici olarak getireceksiniz, öyle mi?

Yerel basın veya medya sektöründe ki; Mezkur sanrılı tiplere, şeklen insan denilebileceğini! İnsan suretindeki; beyin, gönül ve ruh olarak hayvandan daha aşağı olduklarını!

Yerel basın veya medya sektöründe ki; Cibilliyeti bozuk sanrılı tiplerin bulunduğu bir meslek ve meslek örgütünden insanlık, devlet ve millet adına hiçbir şeyin beklenilemeyeceğini!

Yerel basın veya medya sektöründe ki; Mezkur tipler; Kişisel çıkar, takla, tavan, yalan, dolan, iftira, hile, oyun, tuzak, düzen, şantaj, tehdit ve ihanetten başka bir şey bilmediklerini, yazılarımızda sürekli olarak vurgulamaya çalıştık!

Tabii ki kaleme aldığımız konular – yazdıklarımız ve ifadelerimiz; ancak gözü – kulağı ve kalbi mühürlenmemiş TEMİZ insanlara erişebilecektir! KÖR – SAĞIR ve MÜHÜRLÜ olanlara doğal olarak işittiremeyiz!

Yerel Basın ve Medya Sektöründe; Ne Olmasını Bekliyorduk?!.

Türkiye genelinde, günlük yayın yapan yerel gazeteler, resmi giderlerini karşılayamaz bir duruma geldiğinden, kapanma ve birleşme konusunda, görüşmeler olduğu ve bazı illerde, sürecin sonuçlandığına, şahit olmaktayız!

Yerel Basın ve Medya sektöründe ki sorunlardan kaynaklı, 2020 yılında, üç gazetenin diğer gazeteler tarafından satın alınması ile Konya Merkezde, 11 yerel gazete yayın hayatına devam kararı alınmıştır!

Bugün de; Konya merkezde, günlük yayın yapan 11 yerel gazeteden bir tanesi hariç olmak üzere, 10 gazetenin birleşmek suretiyle, yeni iki gazete olarak yayın hayatına devam kararı aldığını, kulislerde konuşulmaktadır!

  • Yerel Basın veya Medya; ulusal basın kadar geniş çaplı olmayan, il, ilçe ve beldelerde günlük, haftalık ya da daha farklı aralıklarla çıkan, ulusal haberler yanında, bölge haberlerine daha fazla yer veren, yöresel gelişmeyi ve bölgenin sorunlarını ön planda tutmaya çalışan, Basın İlan kurumu kanunlarına göre, belli sayıda Basın personeli çalıştırmak zorunda olan, ticari bir işletme olan yayın mecrası, olarak tanımlanmaktadır!
  • Yerel Basın veya Medya; adından da anlaşılacağı üzere, bölgesindeki tüm gelişmeleri, yatırımları ve hizmetleri izleyici ve okuyucuları ile paylaşan, kamu ile kamuoyu arasında köprü vazifesi gören, sorumluluk ve tarafsızlık ilke sahibi olması gereken ticari kuruluşlardır!
  • Yerel Basın veya Medya; her ne kadar kamu adına iş yapıyor olmasına rağmen, resmi ilan ve işletme reklam gelirleri ile ayakta kalmaya ve varlığını da sürdürmeye çalışan ticari işletmelerdir! Resmi ilan ve ticari reklam gelirleri olmadan yerel medya kamu adına hizmetlerini tam ve sağlıklı olarak yerine getiremez!

Basın İlan Kurumu, kurulmasından ve resmi ilan dağıtımında yetkili olmasından sonra, basının aldığı resmi ilanlar; bir geçim kaynağından çok, maddi destek durumuna gelmiştir!

Resmi ilanlar ile bir gazetenin hayatını idame ettirmesine imkân yoktur! Resmi ilanların dağıtılmasının amacı, gazetelerin giderlerine bir nebze olsun destek olabilmektir!

Peki, sektör neden bu duruma geldi şeklinde bir soruya, kabaca verilebilecek cevaplar, şu şekilde olacaktır!

YEREL Basın – Medya ve Gazeteler; GAZETECİLİK yapmak zorunda olduğunu! Başkaca işlere tevessül etmemeleri gerektiğini!

YEREL Basın – Medya ve Gazeteler; sadece BİK gelirlerine odaklı ve masa başı ajans habercilik yayın politikası ile ayakta kalamayacağını!

YEREL Basn – Medya ve Gazeteler; Gazetecilik yapmalı, sahada olmalı, firma tanıtım haber ve özel sektör reklamları ile BİK gelirlerinde ki; eksik ya da açığı kapatmak yoluna gitmesi gerektiğini!

YEREL Basın – Medya ve Gazeteler; Reklam – Haber, Haber – Reklam ilişkisi ve Advertorial Reklam Haberden bihaber çalışanlar ile NAYLON bir durum ve konuma düşeceğini!

YEREL Basın – Medya ve Gazeteler; Naylon bir sektör, doğal olarak, NAYLON çalışanlar tarafından temsil edileceğini!

YEREL Basın – Medya ve Gazeteler; Naylon bir sektör ve naylon çalışanlar ile sektörün nerelere gelmesini ya da KAMU adına ne gibi HAYIRLI İŞLERE; imza atması veya vesile olmasını beklediğimizi, bir gazeteci ve iletişim uzmanı olarak, sektör ve sektördeki fikir işçilerinin geleceği adına, sürekli olarak kaleme almaya çalıştık!

YEREL Basın – Medya ve Gazeteler; bugün için Sektör ve sektörün bu duruma gelmesine sebebiyet verenler; Kendim ettim kendim buldum şarkısını, KORO halinde ve UYUMLU bir şekilde söylemelidir!

İLETİŞİM Kurmak; bir gün herkese ve her KURUMA lazım olacak!

Toplum içinde veya ailede, bir kişi ben iletişim kurmuyorum diyemez! Kişi, İletişim kurmuyorum dediğinde, beden dili ile farkında olmadan iletişim kurmaktadır!

İnsan ve Kurumlar; çevresi ve paydaşları ile iletişim kurmadan varlığını devam ettiremez! Bir yerde Kurumsal bir durumdan söz ediyorsak, paydaşlar ve bağlıları olan insan toplulukları olacaktır.

İnsanın olduğu her yerde İletişim mutlaka olacaktır! İletişimi, bizim medeniyetimiz ve kültürümüz, insan insanın zehrini alır, şeklinde ifade etmektedir!

Bireyin iç huzura ermesi, mutlu ve huzurlu bir topluma erişebilmek için bireyin yakın çevresi ile kurmuş olduğu sağlıklı iletişim çok önemlidir.

Aksi halde, Sonsuz Kudret Sahibi Yüce Allah, insanlığı toplum halinde değil, yalnız başına dağlarda yaşamasını murat ederdi.

Hz. Allah; İnsanlığı, tanışıp bilişsinler diye farklı kavimler halinde yarattık buyuruyor! Tanışıp ve bilişmek, iletişim değil midir? Modern dünyada insanlar, tanışıp bilişmekten kaçmaktadır! Neden acaba?

Kurumlar, üyeleri ve paydaşlarına yönelik olarak kurumdaki gelişmeler, başarı ve başarısızlıklar hakkında iletişim kurmadan haberdar olunamaz! Hem de iletişim kanallarının her gün arttığı günümüzde!

Kurumsal aidiyet kültürünün oluşması ve gelişmesi, sağlıklı iletişim ile ancak sağlanabilir. Kurumsal kültür ve kurumsal felsefe, kurumsal aidiyetin oluşması, gelişmesi ve olgunlaşması, iletişim ile varılabilecek hedeflerdir!

Bir kurum paydaşları ile sağlıklı bir iletişimi yok saydığı veya hafife aldığı durumlarda, dedikodu ortalığı kaplayacaktır. Bir kere zuhur eden dedikodunun önü alınamaz!

Doğa boşluğu da kabul etmeyeceğine göre! Dedikoduyu yönetemediğiniz durumlarda ise sonuçlar daha da kötü olacaktır! Kriz yönetilemez hale gelir ve kurumsal yapıya zarar verebilir!

İletişim kurmuyorum diyen bir kurumsal yapı, dedikodudan başını kaldıramaz! Doğa boşluğu kabul etmeyeceğine göre! Şuyu Vukuundan beter işler işe uğraşmak zorunda kalır! Kurumsal yapı kendi asıl işlerine vakit bulamaz!

İletişim kurmuyorum demek, arabaya binmiyorum ve trafiğe çıkmıyorum, demekten bir farkı var mıdır?! Trafiğe çıkarsınız ve kaza da olabilir! İletişimde kuracaksınız ve iletişim krizleri de olacaktır! Hayat böyle bir şey! Mesele ÇÖZÜM için göstermiş olduğunuz çaba – gayret ve niyetinizdir!

Trafik kazası olduğunda ve yaralılar ve ölenler olduğunda yok mu sayıyorsunuz?! İletişim krizleri de olacak ve çıkıp, açık – şeffaf bir şekilde konuşacaksınız! Bu kadar basit!

Her kurumun dostları ve sevenleri olduğu gibi rakipleri ve düşmanları olacaktır. Doğanın kuralı böyle değil midir? Kurumsal yapılar için farklı kesimlerden kara propaganda ve algı yönetimleri olacaktır!

Rekabet olmadan, gerçek doğruya erişmek nasıl olacaktır? Böyle zamanlarda, kurumsal yönetimin, duruşu ve sağlıklı iletişim kanallarından gelen bilgiler doğruyu görmesini kolaylaştıracaktır!

Hiçbir şey tek olarak yaratılmamıştır. Zıddı olmayan hiçbir şey var ve kaim olamayacağına göre! Her şey zıddı ile ancak görünür ve bilinebilir!

Kurumsal yapı, kurum kültürü doğrultusunda iletişimi kendisi veya doğrudan kurum tarafından atanmış bir sözcüsü yapmadığı takdirde, kurumsal sözcü olduğunu ve olabileceğini vehmeden ve sorunlu tipler, doğrudan kendilerini sözcü olarak atayabilir! Böyle bir durumda Kurum zarar görmeye devam edecektir!

Kalabalık paydaşı olan bir Kurumsal yapı, konuşmuyorum, paydaş ve rakiplerim ile iletişim kurmuyorum demek gibi bir lüksü kesinlikle olamaz! Çıkıp konuşmalı, açık ve şeffaf bir şekilde iletişim kurmalıdır!

Binlerle ifade edeceğimiz çalışanı ve paydaşı olan bir kurumsal yapıdaki iletişim biriminin yöneticiliğine alanında eğitimi ve uzmanlığı olmayan kişileri getirirseniz öncelikle bilime ve kurumsal yapıya, saygısızlık etmiş olursunuz!

Bilime ve özellikle de araştırma ve geliştirmeye önem vermesi gereken eğitim kurumları, bilim ve uzmanlığa saygı duymadığı takdirde, toplumun diğer kesimleri neden ve nasıl saygı duyacaktır?

On bin saat kuramı gereğince, on bin defa videodan kalp veya beyin ameliyatı izlediğini söyleyen bir kişi, artık uzman oldum ve mezkur ameliyatları yapabilirim, derse ne yapacaksınız?!

Nasıl ki ayağınız kırıldığı veya çıktığında, mahallenizdeki kırık veya çıkık işlerinden anlayan bir amcaya gitmiyorsak! İletişim de eğitim ve uzmanlık isteyen bir meslek dalıdır!

Bilime ve uzmanlığa, bilim merkezi olan kurumsal yapılar, saygı göstermez ve toplumu inandıramaz olursa, toplum ve başkaları neden saygı göstersin ki?!

Basın İlan Kurumu, İnternet Haber Siteleri, Yönetmelik -2-

Bir önceki köşe yazımızda, internet haber siteleri hakkında, Basın İlan Kurumu tarafından hazırlanan taslak yönetmelik hakkında, zorunlu olması ihtimal dahilinde ki şartları kaleme almıştık!


Yasanın yürürlüğe girmesi akabinde, internet haber sitesi olarak devam etmek isteyen kurumlar, 18 Ocak 2023 tarihine kadar, bulundukları illerde ki; Basın Savcılıklarına, gerekli evrakları teslim etmek zorunda olduğu!

Basın İlan Kurumunun hazırlamış olduğu taslak metin, 13 Ocak 2023 tarihinde ki Basın İlan Kurumu Genel Kurulda onaylanması durumunda, 18 Ekim 2022 tarihinde resmi gazetede yayımlanan yasa, 1 Nisan 2023 tarihi itibari ile tamamen yürürlüğe gireceği!

Taslak metinde ki zoraki ve zorlama şartların, Anadolu’da yayın yapan internet haber siteleri zaviyesinden uygulama zorluğu karşımıza çıkmaktadır!

Taslak metindeki zoraki ve zorlama şartların, fildişi kulelerde, birilerinin suflesi ile hazırlandığına şahit olmaktayız!

Konya ili 3. kategoride yer aldığı ve internet haber siteleri için taslak metinde ki şartlara, bakalım!

İnternet haber sitesi için SEKİZ çalışan zorunluluğu! Günlük ELLİ haber yayınlama zorunluluğu! Günlük YİRMİ bin ziyaretçi ve ALTMIŞ bin görüntülenme şartı!

Peki, şimdi soralım! Basılı medya için 5+1 olan çalışan şartı, Konya gibi iller için internet haber sitelerinde neden SEKİZ olarak uygulanmak istenmektedir! Hedef nedir?

Basılı medya sektöründe olduğu gibi çalışan ve diğerlerinde, kademeli şartlar getirilebilir!

Basılı medya sektöründe; eş – dost – sevgili – reklam veren sevgilisi – eşini dostunu basın kadrolu çalışan olarak gösteren bir sektör, internet haber sitelerinde neler yapmaz?

Basılı medya sektöründe, BİK gelirlerini, daha fazla alabilmek için gazeteye dahi uğramayan ve ne iş yaptıkları da belli olmayan, fazladan gösterilen şişkin kadrolar, bir şekilde, internet haber sitelerine kaydırılacak mıdır?

Basılı medya sektöründe ki; KADRO, GAZETE BASKI ADEDİ, GAZETE BAYİİ SATIŞ ve GAZETE ABONE sayılarının hangisi yönetmelik şartlarına uymaktadır?

Basın İlan Kurumu, başkanlık ve taşra teşkilatları bu konuda neler yapabilecektir? Neyi ve neleri, nasıl denetleyebilecektir? Yoksa, görmedim – duymadım ve bilmiyorum parodisi oynanmaya devam mı edilecektir?!

Bu yönetmelik ve taşrada ki uygulamasında; İletişim Fakültesi yeni mezunlarının sektörde istihdam etmek gibi bir kaygı görülmemektedir!

Sektör, ahbap – çavuş ilişkileri çerçevesinde konvansiyonel medyada olduğu gibi yürümeye devam edecek midir!

Konvansiyonel medya sektörünü, ayak oyunları ve hile ile bitirenler, şimdi de internet medya sektörünün ölü doğması için her yolu denemekte ve her şeyi yapmaktadır! Devletin kurumları da buna aracılık mı yapmaktadır?! Neden acaba?

Yıllardır yazar çizerim! İletişim Meslek kanunu çıkmadığından kaynaklı; YETMİŞ kadar, İletişim fakültesinden yılda ortalama YEDİ BİN İletişim fakültesi mezunu genç, basın – medya sektöründe istihdam edilememektedir! Neden acaba?

İnternet medya yasası, İletişim Fakültesi mezunu genç işsizler için bir fırsat olduğunu düşünüyorum! Her ilde, ortalama ON internet haber sitesi ve kademeli olarak 3 – 5 – 8 çalışan zorunluluğu dediğimizde, karşımıza büyük bir tablo çıkmaktadır!

Bu vebalin altından kimse kalkamaz! Bu Vebal kişiyi YAKAR! İletişim Fakültesi mezunu genç işsizler ordusu, ailelerinin eline bakmaktadır! Yapmayın!

Birilerinin paşa keyfi için böyle bir duruma mahal verilmemelidir! İletişim Fakültesi mezunu gençler, iletişim meslek kanunu olmadığından kaynaklı, devlet memuru olabilmek için ter dökmektedir!

Devletin kurumları, birilerine kağıt üzerinde oynadıkları kural ve şartlardan dolayı, PARA aktarma merkezi değildir! Beyler! Bunun da bir VEBALİ vardır! Yapan ve göz yumanların da!

Yerel çerçevede; BİK; Basılı medya sektöründe hangi yönetmelik şartlarını uygulamaktadır! Yönetmelikte ki şartların bir tanesi uygulanmaya kalksa, sektörde bir veya iki BASILI gazete veya dergi kalacaktır!

Böyle bir realite karşımızda dururken, internet haber siteleri için olmayacak duaya amin demenin akla ve mantığa sığar bir tarafı yoktur!

Neymiş efendim! İnternet haber sitelerinin resmi ilan yayımlayabilmeleri için bekleme süresinin 24 ay olarak öngörülmüş!

Basılı medya sektöründeki internet haber siteleri, yeni şartlar dikkate alınmadan sisteme dahil edileceğine göre!

Mezkur internet haber sitelerinin günlük tıklanma oranı 300 – 500 adet arasında olduğunu! Yıllık tıklanma oranlarının da 100 binler seviyesinde olduğunu, hatırlatmak isterim! Peki, bu nasıl olacak? Adalet bunun neresinde!

Bir internet haber sitesi; birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü veya beşinci kategoriler için belirlenmiş asgari kadro ve günlük asgari içerik sayılarının 2 katına, günlük asgari tekil ziyaretçi sayısının 6 katına ulaşırsa, bekleme süresi 6 ay olarak uygulanacakmış!

Bahse konu beyler; yoldan geçeni gazeteci diye kadroya alır ve kadro doğal olarak iki katı da olur, üç katıda! İnternet ayak oyunları ile ziyaretçi sayılarında neler neler yaparlar! Basın İlan kurumu çalışanları, buradaki, ayak oyunları ne görebilir ne de denetleyebilir!

Yönetmelik daha yayınlanmadan yarışı kaybeden internet haber siteleri, böyle bir yarışa nasıl katılabilecektir! Özellikle yerel medya sektöründeki sorunlardan kaynaklı, sektör dışına itilen mesleğine aşık gazeteciler, neler yapacaktır!

Bu yasa, mesleğine aşık alaylı emekli gazeteciler ve İletişim Fakültesi mezunu gençler için bir umuttur! Bu umudu birileri, YÖNETMELİK maharetiyle öldürmeye çalışmaktadır! Neden acaba?

Sektör, birilerinin babalarının malı olduğu için olabilir mi? Sektör, birilerine babalarından miras kaldığı için olabilir mi? Ya da kontrol ve denetimlerinden çıkmaması için her şeyi mi yapıyorlar? Neden olmasın!

Yıllar önce, gazetecilik aşkı ve haber kaygısı ile bir internet haber sitesi kuran memleket sevdalısı emektar gazeteciler, böyle bir yönetmelik ile sistemden tamamen dışlanacak ve sektöre küsecektir! Buna kimsenin hakkı yoktur!

Sektör birilerinin babalarının MALI veya ÇİFTLİĞİ asla değildir! Devletin kurumları da bu duruma ARACILIK yerleri asla değildir!

Beyler! Sular yükselince, balıklar karıncaları yer! Sular çekilince de, karıncalar balıkları yer! Kimse, bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir! Çünkü kimin kimi yiyeceğine, suyun akışı karar verir!

Yeme – Yenmek veya Ezmek – Yok etmek üzerine bir sistem ve kuralar zinciri değil; var etmek – büyütmek ve yaşatmak ilke olmalıdır! Devlet, sadece kuralları koymalı ve moderator olmalıdır! Piyasa kendi dengesini zaten kuracaktır!

Türk; Adalet ehli ve Hakkaniyet – Hakikat temsilcisi demektir! Türk’ün medeniyet mefkûresi bu ilkelerden kaynaklanmaktadır! Adalet ve Hakkaniyet – Hakikat terazisi bir şaşarsa; toplumsal bağlar kırılır ve sosyal barışı temin edemeyiz!

Basın İlan Kurumu, İnternet Haber Siteleri, Yönetmelik!

İnternet haber sitelerini; basın kanunu içinde tanımlayan yasa, 18 Ekim 2022 tarihinde yürürlüğe girdi! Yasa ile internet haber siteleri, Basın İlan Kurumu (BİK) resmi ilan almasının da önü açılmış oldu!

Peki, taslak metne göre gerçekten de öyle midir, bakalım!

Yasanın yürürlüğe girmesi ile Basın İlan Kurumu (BİK) tarafından; internet haber sitelerinin resmi reklam almasını düzenleyen, Resmî İlan Yayımıyla Alakalı İnternet Haber Sitelerine Dair Hükümler, başlıklı bir taslak yönetmelik hazırlandığı!


13 Ocak 2023 tarihinde, BİK Genel Kurulu’nda görüşülecek taslak yönetmeliğe göre, internet haber sitelerinin resmi ilan alabilmesi için taslak metindeki, kurallara kabaca bakalım!

Basın İlan Kurumu’nun resmi ilanlara dair yönetmelik taslağında; İnternet Haber Siteleri; Türkiye genelini kapsayan yayın organları için Genel Kategori kriteri, 1. Kategori için İstanbul, 2. Kategori için Ankara ve İzmir, belirlendiği!

Üçüncü Kategori; Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mersin, Ordu, Sakarya, Samsun, Tekirdağ ve Trabzon.

Dördüncü Kategori; Afyonkarahisar, Batman, Bolu, Çanakkale, Çorum, Edirne, Elazığ, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kütahya, Mardin, Muğla, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Van ve Zonguldak.

Beşinci Kategori; Adıyaman, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ardahan, Artvin, Bartın, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Burdur, Çankırı, Düzce, Erzincan, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Karabük, Karaman, Kars, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kilis, Muş, Nevşehir, Niğde, Osmaniye, Rize, Siirt, Sinop, Şırnak, Tunceli, Uşak, Yalova ve Yozgat.

Türkiye geneli yayın yapan ve resmi ilan almak isteyen internet haber sitelerinin en az 32, 1. kategoride yer alan haber sitelerinin en az 15, 2. kategoride yer alan haber sitelerinin en az 12 kişi çalıştırmaları zorunlu tutulduğu!

3. kategorideki haber siteleri için 8 çalışan, 4. kategori için 6 çalışan, 5. kategori için 4 çalışanın zorunlu olarak belirlendiği!

İnternet haber sitelerinin resmi ilan alabilmesi için hazırlanan taslak metinde; Türkiye genelini kapsayan genel kategori için günlük en az 240, 1. kategori için 100, 2. kategori için ise 80 haber şartı öngörüldüğü! 3. kategori için 50, 4. kategori için 40 ve 5. kategori için de, en az 30 haber yayımlanma şartı zorunlu tutulduğu!

Türkiye geneli kategorisinde yer alan bir internet haber sitesi, günlük asgari tekil ziyaretçi sayısının 500 bin, günlük asgari sayfa görüntülenmesi sayısının da 1,5 milyon olması gerektiği!

İstanbul’u kapsayan 1. kategori için günlük asgari tekil ziyaretçi sayısı 50 bin, görüntülenme sayısı 150 bin olarak belirlendiği!

Ankara ve İzmir’i kapsayan 2. kategoride, tekil ziyaretçi günlük 30 bin, görüntülenme 90 bin olarak belirlendiği!

3. kategoride yer alan internet yayın organları için günlük 20 bin ziyaretçi ile 60 bin görüntülenme şartı!

4. kategoride yer alan internet haber siteleri için günlük 10 bin ziyaretçi ile 30 bin görüntülenme şartı!

5. kategori için günlük 3 bin tekil ziyaret ve 9 bin sayfa görüntülenme şartı öngörüldüğü!

İnternet haber sitelerinin resmi ilan yayımlayabilmeleri için bekleme süresinin 24 ay olarak öngörüldüğü!

Bir internet haber sitesi; birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü veya beşinci kategoriler için belirlenmiş asgari kadro ve günlük asgari içerik sayılarının 2 katına, günlük asgari tekil ziyaretçi sayısının 6 katına ulaşırsa bekleme süresi 6 ay olarak uygulanacağı!


İnternet haber sitelerinin trafiklerinin en az % 15’inin doğrudan gelen ziyaretçilerden oluşması!

BİK; 1, 2, 3, 4 ve 5’inci kategorilerde yer alan internet haber siteleri, ziyaretçilerin günlük ortalama sayfada kalma süresinin en az 1 dakika, genel kategoride de en az 2 dakika olmasını zorunlu olduğu!

Taslak yönetmeliğe göre; söz konusu veriler, internet haber siteleri, BİK tarafından belirlenen ve ziyaretçi trafik bilgilerini toplayan ölçüm aracını kullanmak zorunda olacağı, gazete cemiyetleri ve kulislerde konuşulmaktadır!

Peki, böyle bir yönetmeliğin yürürlüğe girmesi akabinde kaç adet internet haber sitesi hayatta kalabilecektir?


Herhangi bir holding veya bir yere bağımlı olmadan sadece REKLAM gelirleri ile ayakta kalmaya çalışan bir sektör, zorunlu giderlerini dahi karşılamayacaktır!

Peki, böyle zor şartları olan, internet haber siteleri Yönetmeliği neden zorla kabul ettirilmeye çalışılmaktadır? Hedef nedir?

Naylon Gazeteler ve Naylon Gazeteciler!

Basın İlan Kurumu, 2022 yılının ilk altı ayında, 44 ilde 484 gazeteyi planlı şekilde denetlemiştir! Yapılan denetimler sırasında; Gazete Cemiyet Başkanı ve Basın İlan Kurumu Genel Kurulu Üyelerinin sahibi bulundukları gazetelerde, mevzuata aykırı davranıldığı, tespit edilmiştir!

Denetimlerde;  Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği gereği, saat 17.00’dan önce baskıya girmemesi gereken gazetelerin basılmış olduğu, paketlenerek dağıtım için hazır bekletildiği, görüntülü olarak kayda alınmış!  Günde en az, 2 bin 400 adet basılması ve satması gereken gazetelerin, günlük, sadece 250 adet basıldığı!  Karşılaşılan manzara tek tek tutanakla kayıtlara geçirilmiş ve medyaya bu haber, KURUM tarafından; NAYLON GAZETE OPERASYONU olarak kamuoyuna lanse edilmiştir! 

Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar da;  Genel kurul üyelerinin denetlenmesi neden şaşırtıcı olsun ki? Basın İlan Kurumu; kim olursa olsun, kadro şişiren, meslek etiğine aykırı ve hileli iş yapan gazeteleri,  dürüst ve ilkeli meslektaşlarımızı korumak adına,   kararlılıkla denetlemeyi sürdürecektir, şeklinde, sosyal medya platformlar da paylaşımda bulunmuştur!

Peki, Naylon gazete nedir, akademik ve uygulamada, nasıl ifade edilmektedir? Böyle bir denetim ve haberlere,  neden, naylon gazete operasyonu, denmiştir? Başka bir şekilde, neden ifade edilmemiştir? Kurum, burada ne gibi bir mesaj vermektedir? Sektörde, Naylon gazete var ise normal olarak, naylon gazeteciler de, var mıdır? Naylon gazetecilere de bir operasyon gelecek midir?

  • Naylon gazeteler; yayımlanış amacı,  yerel ya da genel seçimlerde ortaya çıkan, siyasi içerikli ilan ve reklamlardan elde edilecek gelirden pay almaktır! Genellikle yerel seçimlere birkaç ay kala ortaya çıkar! Söz konusu gazeteleri yayımlayanlar çoğu zaman 5187 numaralı Basın Kanunu’nun 7. Maddesi’nde yer alan beyanname verilmesi hükmüne ( Süreli yayınların çıkarılması için, kaydedilmek üzere yönetim yerinin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığına bir beyanname verilmesi yeterlidir. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen kayıtlar alenidir ) uymaz!  Söz konusu kişilerin amacı yayımladıkları gazetenin süreli yayın özelliğine sahip olmasından çok yerel seçimler bitmeden elde edilecek karı maksimum düzeye çıkartmaktır!
  • Naylon gazeteler; kamu hizmeti ve halka haber vermek gibi endişeleri yoktur!  İçeriklerinin büyük bir bölümünü siyasi reklamlar oluştururken, yayımladıkları haberlerde parti propagandası niteliği taşımaktadır! Söz konusu haberlerde, reklam ve ilanlarda olduğu gibi maddi karşılıklar doğrultusunda hazırlanmaktadır! Bu gazetelerde yer alan haberler haber yazım kurallarına uymamaktadır! Naylon gazeteyi çıkaran ya da çıkmasında rol oynayan kişilerin gazetecilik mesleğini icra etme kaygıları bulunmamaktadır!

Besleme basın ile Naylon gazete tanımlamaları genelde benzer özelliklere sahip gazeteler için kullanılmaktadır! Ancak naylon gazete ile besleme basının yayınlanış amaçları, içerikleri ve amaçları birbirilerinden çok farklıdır!

Yerel medyada gazetecilik mesleğinin kişisel çıkarlar için kullanılması veya para ve diğer çıkarlar karşılığında naylon gazeteler çıkarılmasının önlenmesi için meslek ilkeleri ve etik kuralların hassasiyetle ve kararlı biçimde uygulanması, sektöre emek veren ve sadece gazetecilik emek ve maaşı ile geçinen, Fikir işçilerinin görevi ve sorumluluğudur!

Sektörün geleceği adına,  NAYLON GAZETELER de olduğu gibi NAYLON GAZETECİLERİ de, sektörde barındırmamak gerekir!

Sektörün selameti  adına; Naylon Gazete operasyonunda olduğu gibi Naylon Gazeteci operasyonu da olacak mıdır?

  • Yerel medya;  ulusal basın kadar geniş çaplı olmayan, il, ilçe ve beldelerde günlük, haftalık ya da daha farklı aralıklarla çıkan, ulusal haberler yanında, bölge haberlerine daha fazla yer veren, yöresel gelişmeyi ve bölgenin sorunlarını ön planda tutmaya çalışan, Basın İlan kurumu kanunlarına göre, belli sayıda Basın personeli çalıştırmak zorunda olan, ticari bir işletme olan yayın mecrası, olarak tanımlanabilir!
  • Yerel medya, adından da anlaşılacağı üzere, bölgesindeki tüm gelişmeleri, yatırımları ve hizmetleri izleyici ve okuyucuları ile paylaşan, kamu ile kamuoyu arasında köprü vazifesi gören, sorumluluk ve tarafsızlık ilke sahibi olması gereken ticari kuruluşlardır!
  • Yerel medya, her ne kadar kamu adına iş yapıyor olmasına rağmen, resmi ilan ve işletme reklam gelirleri ile ayakta kalmaya ve varlığını da sürdürmeye çalışan ticari işletmelerdir! Resmi ilan ve ticari reklam gelirleri olmadan yerel medya kamu adına hizmetlerini tam ve sağlıklı olarak yerine getiremez!

Basın İlan Kurumunun kurulmasından ve resmi ilan dağıtımında yetkili olmasından sonra, basının aldığı resmi ilanlar; bir geçim kaynağından çok, maddi destek durumuna gelmiştir!

Resmi ilanlar ile bir gazetenin hayatını idame ettirmesine imkân yoktur! Resmi ilanların dağıtılmasının amacı, gazetelerin giderlerine bir nebze olsun destek olabilmektir! Gazeteler ve özellikle de YEREL Gazeteler,  GAZETECİLİK yapmak zorundadır!

  • Yerel medya; sadece BİK gelirlerine odaklı ve masa başı ajans habercilik yayın politikası ile ayakta kalamaz!
  • Gazetecilik yapmalı, sahada olmalı, firma tanıtım haber ve özel sektör reklamları ile BİK gelirlerinde ki; eksik ya da açığı kapatma yoluna gitmelidir! 
  • Reklam – Haber,  Haber – Reklam ilişkisi ve Advertorial Reklam Haberden bihaber çalışanlar ile sektör tabii ki; NAYLON bir durum ve konuma düşecektir!
  • Naylon bir sektör, doğal olarak, NAYLON çalışanlar tarafından temsil edilecektir!
  • Naylon bir sektör ve naylon çalışanlar ile sektörün nerelere gelmesini ya da KAMU adına ne gibi HAYIRLI İŞLERE; imza atması veya vesile olmasını bekliyoruz! Doğal olarak kocaman bir HİÇ!

1-) https://ahmetunver.com.tr/2018/09/02/yerel-medya-var-olmalidir/

2-) https://ahmetunver.com.tr/2022/02/16/yerel-medya-calisan-sorunlari/

3-) https://ahmetunver.com.tr/2020/11/05/basin-sivil-toplum-orumcek-agi/

4-) https://ahmetunver.com.tr/2022/02/09/konya-basininda-kartlar-kariliyormus/

5-) https://ahmetunver.com.tr/2022/04/10/basin-karti-ve-basin-calisani-sorunlari/

6-) https://ahmetunver.com.tr/2022/06/05/basin-medya-kimlerin-taseronu/

Basın & Medya Kimlerin Taşeronu!

İnsanlar arasındaki bilgi alışverişi ve haberleşme olayına iletişim diyoruz! Bilgi alışverişi için kullandıkları araçlara da iletişim ve kitle iletişim araçları denir!

İnsanlar,  çevrelerindeki olayları takip etmek ve yeni bilgiler edinmek, haberdar olabilmek için iletişim ve kitle iletişim araçlarını kullanır!  Teknolojinin gelişmesi ile iletişim ve kitle iletişim tabii ki kolay bir hale gelmiştir! 

Kamuoyu,  iletişim ve kitle iletişim araçları vasıtası ile tüm gelişmeleri izler! Hükümet ve devlet politikaları ve ülkenin karşı karşıya olduğu iç ve dış sorunlar hakkında bilgi sahibi olur! Ancak haberlere erişim imkânı tabii ki tek başına yeterli değildir!

Bir haber oluşurken, bazılarının ön plana çıkarılması veya bazılarının gözlerden kaçırılması, bazı bilgilerin saklanması veya görmezden gelinmesi, haberin kurgulanması, haberin edit ve re-dakte edilirken bunları yapan kişilerin,  politik, sosyal, siyasi, demografik, ekonomik ve kültürel ilgileri eşik bekçiliği faaliyetleri arasında sayılır!

Eşik bekçileri; Editör, yazı işleri personeli ve yayıncılar, haberin yazım ve sunumu ile ilgili yaptıkları seçimlerle kamuoyunda gerçekliğin şekillenmesi ve kamuoyu oluşmasında çok önemli bir etkiye sahiptir!

Eşik bekçileri,  medya tüketicisi kamuoyunu istenilen veya istedikleri yönde harekete geçirmek veya yönlendirmek için kimi zaman aşırı uç yöntemlere başvurduğuna şahit oluruz!

Haber medyasında içerik üreten insanların kişilik özellikleri, haberin oluşturulmasında önemli bir süzgeç işlevi görmektedir!

Medya çalışanlarının kültürü ve yetiştikleri coğrafya, ait oldukları din, mezhep ve etnik köken, aldıkları eğitim ve cinsiyetleri, mesleki tecrübe ve kişisel yetenekleri,  olayların siyak ve sibakını idrak dereceleri, mensubiyet ve meşrep gibi öznellikler haberin toplanmasından, haberin dokusu ve haberin kamuoyuna sunumuna kadar etki etmektedir!

Peki, Medya sektöründe,  kim yerli ve milli? Kimler de yabancı ve taşeron?  15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışma gecesinden itibaren, devletin tüm kademesinde ki değişimde olduğu gibi, medya sektörü de, yerli ve milli, beş bin yıllık Kadim Türk Devlet ve Anadolu kodlarına dönmektedir!

Son günlerde, yerli ve milli ahlakı bozan, sosyal barışı tehdit eden gelişmeler – olaylar ve bunların da medya aracılığı ile köpürtülmesini nasıl izah edeceğiz? Birileri sınırlarda başaramadıklarını, içeride sosyal dokuyu bozmak suretiyle erişmek istemektedir?

Anadolu, bir ve beraber olduğu sürece, hiçbir sinsi plan ve kirli hesapları tutmayacaktır! Hedefleri milli birlik ve beraberliği bozmak, kaos çıkarmak ve örselemektir! Başkaca bir yöntemleri kalmamıştır!

Küresel güçlerin,  ulusal ve yerelde ki kullanışlı işbirlikçi taşeron basın & medya çalışanları ya da tipi bizden fakat çipleri dışarıda olanlar, bu milletin soysal dokusu ve birliğini bozabilmek adına, her bir köşesi ve kademesinde cirit atmaktadır!  Acaba Neden?

15 Temmuz karanlık darbe ve işgal gecesinde şahit olduğumuz gibi, medya;   küresel işbirlikçilerin yancısı – taşeronu – borazanı ve yerli  –  milli olarak tasnif edebiliriz!

Şimdi diyeceksiniz ki medyanın yancısı ve yalancısı olduğu gibi yerli görünümlü yabancısı ve taşeronu da var mıdır?  Bazıları göbekten bağlı! Bazıları da ekonomik olarak! Bazı çalışanlar ise ikbal beklentisi zaviyesinden duygusal olarak bağlı!

Para, kadın, güç, makam ve mevki insanlar için motive eden bir etken olduğuna göre!   Peki, Yerel ve Ulusal Basın & Medya çalışanlarının MOTİVASYONU nedir?  

Allah; kimseyi, dünyalık üç – beş kuruş ve geçici makamlar uğruna;   Aziz DEVLET ve Asil MİLLETE, HAİNLİK ve İHANET konumuna düşürmesin! İHANETİN bedeli; bu dünya da ve öbür tarafta,   ehline malumdur!

Basın Kartı ve Basın Çalışanı Sorunları!

Basın sektöründe, özellikle de İletişim Fakültesi mezunlarının, yerel medyada neden çalışmak istemedikleri zaviyesinden, İletişim Fakültesi dekanlığı yapmış ve halen; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı olarak görev ifa eden, Prof. Dr. Fahrettin Altun’a; mail ve diğer sosyal medya araçları üzerinden, göndermiş olduğum; sektör ve sektör çalışan sorunlarını,  yeniden dile getirebilmek adına, bir köşe yazısı kaleme almanın tam vakti ve zamanı olduğunu düşünüyorum!

Basın Kartı ve özellikle Sürekli Basın Kartı Alma şartlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim! Liseden aynı tarihte mezun olan iki arkadaşın birisi üniversiteyi tercih etmiyor ve Basın sektöründe çalışmaya başlıyor! Diğeri de, Basın mesleğini MEKTEPLİ olarak yapmak istediği için, Lisans ve Yüksek Lisans derken, 7 – 8 yıl sektöre geriden başlıyor!

İLETİŞİM Fakültesi mezunu, Sürekli Basın Kartı alıncaya kadar, lisede beraber okumuş olduğu arkadaşı, neredeyse iki defa Sürekli Basın Kartı almayı hak edecek duruma geliyor!  

Özellikle İletişim Fakültesi; Lisans ve Yüksek Lisans mezunu, Basın Mesleğine gönül vermiş, Basın çalışanları için sürekli basın kartı şartları; 18 yıl kart taşıma veya 20 yıl sektörde bulunmak noktasından, bir iyileşme ve esneklik sağlanmalıdır!

İLETİŞİM FAKÜLTESİ LİSANS ve Y. LİSANS mezunu ve BASIN KARTI sahibi çalışanların, EMEKLİLİK hakkı kazandığı durumda,  EK GÖSTERGE veya başkaca Yasal Haklar verilmelidir!  Aksi halde, tam teşekküllü bir denetim olmadığından kaynaklı,  çalışırken İmtiyaz sahibinin inisiyatifine terk edilen YEREL Medya çalışanları, emeklilik sonrası da mağduriyetleri devam edecektir!

Basın çalışanı, Fiili Hizmet Zammı zaviyesinden SGK’da yönetmelik ve uygulama eksikliği bulunmaktadır!  Basın Çalışanı; Fiili Hizmet Zammı için 3600 gün şartlarının realitede bir karşılığı yoktur!  Özellikle meslekte çalıştığı yıl kadar fiili hizmet zammı alabilmelidir!

Anayasa Mahkemesi; Fiili hizmet Zammı noktasından, İmtiyaz sahibi ile basın iş sözleşmesini gerek ve şart olarak dikkate alırken, SGK nezdinde bir anlamı da yoktur! Peki, mahkeme neden böyle bir karar almıştır?

24.02.2021 tarihinde, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde yayımlanan; Pandemiden kaynaklı, Kısa Çalışma dönemindeki Fiili Basın çalışanı, eksik günleri TAM sayılacaktır, ibaresinin SGK Kurum çalışanları nezdinde bir karşılığı da yoktur! Basın Çalışanları mezkûr konularda mağdur durumdadır! Çünkü Kararnameye rağmen SGK başkanlık tarafından Yönetmelik hazırlanmamıştır!

Yerel Basın sektöründe bir diğer sorun da; Reklam ve Resmi İlan çerçevesinden, Yerel medyanın patronu konumundaki ve neredeyse gelirlerinin büyük bir kısmının dağıtım merkezi Basın İlan Kurumunda gördüğümüz eksiklik ya da aksaklıkları da şu şekilde sıralayabiliriz!

Öncelikle BASIN İLAN KURUMU yereldeki şube ve çalışanları ne iş yapar?  Basın İlan Kurumu çalışanlarının görev tanımı nedir?

Basın İlan Kurumu çalışanları; REKLAM,  İLAN VE ADVERTORİAL REKLAM NEDİR, bilgisi var mıdır?

Basın İlan Kurumu çalışanları; AHBAP – ÇAVUŞ ve SİYASETİN BASKISI ile REKLAM – İLAN ve piyasadan bihaber kişilerden olmak zorunda mıdır?

Basın İlan Kurumu Çalışanları;  diğer kurumlarda olduğu gibi EHLİYETSİZ – LİYAKATSİZ makamları işgal eden kişilerin, ÇAPSIZ oğlu – kızı veya yakınları olmak zorunda mıdır?

EHLİYETSİZ  – LİYAKATSİZ kişilerin ÇAPSIZ OĞLU – KIZI ve YAKINLARI tarafından işgal edilen kurumlardan İŞ ve BAŞARI beklemek ne kadar doğru olabilir?

Ehliyet – Liyakat ve Adalet temelli yeni bir dönemin arifesindeyiz! Sadece ve sadece kazasız ve belasız bir seçim ve DEVLET yönetiminin de; SELÇUKLU – HORASAN geleneğinden gelen KURUCU İRADE TEMSİLCİLERİNE devir teslim töreni kalmıştır!

Basın İlan Kurumu çalışanları; sahayı – piyasayı her daim takip etmek ve yerel medyaya bilgi paylaşımında bulunmak, görev tanımında var mıdır?

Basın İlan Kurumu çalışanları;  bölgesinde ve bağlı bulunan illerdeki; Meslek Örgütü, Oda, Birlik ve başkaca reklam ve ilan verme potansiyeli olan kurum ve kuruluşları neden ziyaret etmez?

Basın İlan Kurumu çalışanları;  mezkûr kurum ve kuruluşları ziyaret etmediği gibi yerel medya reklam servisinin bu kurumlardan almış olduğu reklam bedelini hem beğenmez ve hem de bu reklamlar üzerinden komisyon almasına neler demeli?

Basın İlan Kurumu çalışanları;  yerel medya reklam servisinin bu kurumlardan almış olduğu reklam ilan komisyon bedelinden kaynaklı, genel müdürlükten takdir belgesi de almakta mıdır? Ne ala memleket!

Hadis-i şeriflerde; İşinin ehli ve layık olmayana; iş,  görev ve emanet verildiği zaman, kıyameti bekleyiniz! Ya Rasülallah, emanetin zayi edilmesi nasıl olur, denince; İŞ –  GÖREV ve EMANET ehlinden başkasına verildiği zaman kıyameti bekleyin,  buyurmaktadır!

Nisa Suresi 58. Ayeti kerime de; Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder! Allah size ne güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir!

Peki, özellikle mezkur ayet ve hadisler,  EHLİYET – LİYAKAT ve ADALET temalı tüm ayetlerin muhatabı kim veya kimlerdir? Tabii ki iman etmeyenler değil!  Mezkur konularda, ehli Müslim olduğunu iddia eden veya zannedenler neler yapmaktadır? Herhalde EMANETE olan HIYANETLERİNDEN dolayı kendi KIYAMETİNİ beklemekteler? Şahsi KIYAMETLERİ  zaten çok yakındır! Ne buyurdunuz?